AŞIKLAR DELİDİR YA DA YAZI TURA AYFER TUNÇ

asiklar
(0/10 Puan)

Aşıklar Delidir ya da Yazı Tura Ayfer Tunç

A+ A-

Delilik, delirmek ve özellikle deli kadınlar hakkında birtakım yazılar, anektodlar paylaşılıyor, herkes çok beğeniyor ve görünen o ki memlekette aklı başında bir avuç insan var. Her ne kadar dışarıdan eğlenceli bir şey gibi algılansa da gerçek delilik, acı veren bir yolun sonunda gelinen nokta olsa gerek. Acılarla yüzleşmek, mücadele etmek ve savaşmak herkes için ve her zaman üstesinden gelinebilen tecrübeler olmayabilir. Genetik yatkınlık da varsa, insanın aklını kaybetmesi çok da zor değil. Yani kendinize, kendinizce, bir imaj yaratmak ve ilgi çekmek için deliliği kullanırken biraz düşünün. Düşündüğünüz kadar basit bir şey olmadığını düşünün mesela… Öte yandan aklı başında insanlar delilik yapamaz mı? Bu ayrı bir konu, elbette yaparlar. Ama illa ki delilik yapmak için cebelleşmek, sakil durmak ve komik görünmekten öteye geçmiyor. Mine Söğüt’ün ‘’Deli Kadın Hikayeleri’’ndeki kadınlarla, çevrede deli olduğunu iddia eden kadınlar arasındaki komik fark geliverdi aklıma… Sanırım daha önce de yazmıştım; gerçekten deli olan, deli olduğunun farkında mıdır ki?

Umut, genetik bir hastalığa yakalanmış, tedavi için Amerika’ya gelmiştir. Sanem ise ailesinden kopuk, sıkıntı içinde geçen çocukluğunun izlerini taşıyan ancak yine de ailesine bakmak zorunda olan bir kadındır. Umut ve Sanem’in yolları kesişir, birbirlerine aşık olurlar. Ama ne yazık ki, Umut için günler sayılıdır. O, ölümü bekleyişi, sevdiği kadınla yaşadıkları, yaşayamadıkları, yaşama ihtimalleri ve en çok da onu geride bırakacak olmanın burukluğu içerisinde, adeta sıkışıp kalmıştır.

Kitap, Yazı ve Tura olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde geçen olay ve durumları Umut’un ağzından okuyoruz. Hastalığını öğrenişi, Amerika’ya gelişi, ailesinin bu durum karşısındaki tutumu ve Umut’la ilişkileri, Umut’un terapi seanslarında anlattıkları ve elbette Sanem’le karşılaşması, yaşadıkları, kaygı ve mutluluklarına şahit oluyoruz. İkinci bölüm ise Sanem’in ağzından anlatılıyor. Genç kadının ailesiyle olan ilişkileri, bu ilişkilerin ruhunda açtığı yaraları ve dolayısıyla tüm bu anıların onu nasıl bir kadın haline getirdiğini öğreniyoruz. Ve elbette Umut’la yaşadıklarını… Umut’tansa Sanem’in anlattığı bölümler daha çok hoşuma gitti. Ama yine de kitabı kurtarmaya yetmedi…

Öncelikle böyle sıradan ve basit bir isim için çok mu araştırma yapıp düşünmüşler merak ettim. Belki ‘’Yazı Tura’’nın, az da olsa, bir oluru var ama ‘’Aşıklar Delidir’’ gibi bir kitap ismini Ayfer Tunç’la asla uyuşturamadım. Hele bir de 90’ların vazgeçilmez beyaz dizilerini anımsatan kapak tasarımı yok mu? Aman ya Rabbi! Gözlerim yanmadı, kör oldu! Bütün bunları göz önüne alırsak, romana önyargıyla başladığımı tahmin edersiniz. Beni takip edenler bilir, yazarın bir önceki kitabı olan ‘’Dünya Ağrısı’’ da tam bir karın ağrısı olmuştu benim için. Kimi yerlerde konu sarsa da, yok, olmadı… Çok sevdiğim Ayfer Tunç’un bu romanını da beğenmedim. Kurgusunu beğendiğini söyleyenler, ‘’Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi’’ni, duyguları dibine kadar yaşadığını iddia edenler ‘’Taş-Kağıt-Makas’’taki öyküleri, bir kadının mücadelesine tanık olmaktan etkilenenler ‘’Yeşil Peri Gecesi’’ni, romanın yazım tarzına bayıldıklarını söyleyenler ‘’Suzan Defter’’I okuyabilirler. Belki o zaman aradaki fark anlaşılır diye düşünüyorum. Ya da ben öyle düşüyorum, bilmiyorum. 

Bir kere daha, birçoklarının beğendiği bir kitabı beğenmeyiverdim görüyor musunuz?! Deli miyim, neyim? 

 

 

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.