ATEİZMİN ÇIKMAZI ETİENNE GİLSON

ateizm
(0/10 Puan)

Ateizmin Çıkmazı Etienne Gilson

A+ A-

Özellikle tarih, araştırma ve dini kitaplardaki dil ve üslubu çok önemsiyorum. Kitabı kaleme alan kişinin bilgisi ne kadar engin olursa olsun, kendine ne kadar güvenirse güvensin yahut yazdıkları kati surette, tartışmasız doğru olsa dahi  okuru ikna etmek için çabalayan ve ona düşünmesi için hiçbir alan bırakmayan üsluplardan hazzetmiyorum. Bunun yanı sıra, kendi savunduğu ve inandığı şeyin kutsallığını –bilakis dini kitaplarda gördüğüm bir tavırdır bu-  okura ulaştırmak için olmadık tasvirler yapan, ruha dokunacak diye komik olmaktan öteye gidemeyen yazarlar yüzünden din tarihi ve din felsefesi kitaplarını kılı kırk yararak seçmeye çalışıyorum. Kimi zaman denk geliyor, bazen hayal kırıklığı yaşıyor, çoğu zaman bilgi beni tatmin etse de uslup eksik kalıyor. ‘Ateizmin Çıkmazı’ adına bakıldığında katı, sert ve başka düşünceye yer bırakmayan bir içerik taşıyor izlenimi veriyor. Bu yüzden kitabı elime aldığımda beklentim bu yöndeydi. Ancak henüz ilk sayfada Gilson’un dil ve üslubuna o kadar şaşırdım ve o kadar sevdim ki, beklediğimden ve hatta o güne kadarkilerden çok daha farklı şeyler okuyacağımı hissettim. Bu yüzden kitap hakkında yazmadan evvel Etienne Gilson’u biraz tanımakta yarar var.

Felsefe tarihçisi ve filozof olan Etienne Gilson 1800’lerin sonlarında Paris’te, Katolik bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Sorbonne’da öğrenim gördükten sonra aynı üniversitede çeşitli araştırmalar yaptı. Ardından çeşitli üniversite ve liselerde, üzerine yoğunlaştığı Orta Çağ Felsefesi’ni okuttu. I. Dünya Savaşı’nda orduda hizmet verip, tutsaklıktan kurtulduktan sonra Orta Çağ Felsefesi’ndeki uzmanlğı dolayısıyla birçok görevde yer aldı. Tanrıbilime eğilen Gilson, konuyu daha geniş bir perspektifle ele alırken, tanrıbilim ve felsefeyi ayrı yapılar olarak gördü ancak birbirlerinden etkilendiklerine de dikkat çekti. Özellikle ‘ Orta Çağ’da Felsefe’ ve ‘Tanrı ve Felsefe’ kitaplarıyla tanınan Gilson’ın benim okuduğum ilk kitabıysa ‘Ateizmin Çıkmazı’.

Yazarın diğer kitaplarına bakıldığında bu kitabı için tarih, araştırma yahut dini bir kitap olduğunu söylemek yerine deneme demek daha uygun olur. Gilson kitabın henüz ilk sayfasında Tanrı’nın varlığına inandığını ve onun varlğını kanıtlamaya çalışmanın faydasız bir çaba olduğunu söylemekte. Deneme boyunca bu konuya hemen hiç değinmediğini belirteyim zira, kendisinin amacı farklı. Filozof, gerçek bir ateistin,  Tanrı’nın gerçekliğe hiçbir etkisi olmadığına dogmatik olarak inanan birinin, bunu bir inanç olarak nasıl açıkladığını anlamaya çalışmakta. Gerçekten de anlamaya çalışıyor, Kitap boyunca herhangi bir ikna çabasıyla karşılaşmadım ancak düşünmek için oldukça bol malzeme veriyor Gilson. Filozof, eğer varsa, gerçek bir ateistin Tanrı’yı inkar etmediğini, çünkü zaten onu düşünmediğini söylerken, Tanrı’nın yokluğundaki yeri sonsuz bir boşluğun doldurduğunu söyler.  Bununla birlikte gerçek ateistlerin az da olsa olduğunu, bu fikri savunan kişilerde Tanrı kavramının kesin ve tam olmadığına, Tanrı’nın sadece var olmayan değil ve fakat mümkün olmayan olduğuna kanaat ettiklerinden bahsetmekte. Felsefeyle ilgilenen kişiler kitapta yazanları daha kolay anlayacaktır ancak bu herkesin anlayamayacağı anlamına gelmiyor. Gilson’ın kendi kendine konuşur/düşünür üslubunun yanı sıra, son derece anlaşılır ve açık yazdığını belirtmeliyim. Hayatımda ilk kez bir yazarın, daha ilk sayfadan düşüncesini kesin bir şekilde belirttikten sonra hiçbir ikna çabası olmadan, sadece düşünmek ve düşündürtmek için yazdığına şahit oldum. Bu yüzden Etienne Gilson’un tüm kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.

Son yıllarda kendine bir imaj çizmek yahut kuralsız yaşamak için ateist olduğunu söyleyen birçok insan tanıyorum. Ancak sanıyorum ki bu insanlar ateizmi kafasına göre bir yaşam sürüp, istediğini yiyip içmek, hak hukuk düşünmemek vs. zannediyolar. Ateizmi çok iyi bildiğimi söyleyemem ancak hissiyatım o ki ateist olmak insanın omzuna çok daha ağır ve fazla sorumluluk yüklemekte. O yüzden ateist olduğunu söyleyip hayata sıkı sıkıya bağlı, yaşam dolu, mutlu insanlar dikkatimi çekiyor. O yüzden bu kitabı dindar insanlar atesitlerle tartışmak için değil, ateistler düşünmek için okumalılar. Bir inanç, işimize öyle geldiği için değil, içimize öyle sindiği için bizim olmalı. 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.