ATLAS SİLKİNDİ AYN RAND

atlass
(0/10 Puan)

Atlas Silkindi Ayn Rand

A+ A-

‘’Atlas Silkindi’’, Ayn Rand’ın 1957 yılında yayımlanan dördüncü ve son, aynı zamanda en uzun romanı… Rand, bu kitabını yazmadan evvel Amerikan Demiryolu Endüstrisi’ni araştırmış, daha fazla bilgi edinmek içinse birçok tesis gezmiş. Edebi anlamda V. Hugo, F. Dostoyevski, E. Rostand ve O. Henry’den ilham alan yazar kitabında, kurguladığı hikaye çerçevesinde öncüsü olduğu objektivizmine dikkat çekerken bilim kurgu, gizem ve aşk temalarına da yer vermekte. Peki kitabın konusu ne?

Amerika’da geçen hikayede, özel sektör ağır uygulama ve kanunlar yüzünden zor durumdadır. Taggart Demiryolu Şirketi Başkan Yardımcısı Dagny Taggart ve demir üreticisi Hank Rearden, üretimlerini baltalamak isteyen ‘’yağmacılara’’ karşı mücadele vermektedir. Bu mücadele hükümet, rakipler ve aile içinde karşıt fikirde olan insanlarla sürerken Dagny, John Galt isminde gizemli birinden bahsedildiğini duyar. Galt, büyük üreticileri, iş sahiplerini, sanatçıları, düşünürleri ve bilim adamlarını, işlerini bırakarak ortadan kaybolmaya, yağmacı ve sömürücülere karşı greve gitmeye ikna eder ta ki tüm yetki kendilerine verilinceye dek…  Üretenler ortadan kayboldukça düzen adalet, eşitlik ve mülkiyetsizliği savunanların elinde sarsılmaya başlar. Kalanlar üretime herhangi bir katkı sağlayamaz ve bir süre sonra en basit ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma gelirler. En iyiler ise Atlantis adını verdikleri bakir ve hatta iptidai alanda yeni bir düzen kurmuşlardır. 

John Galt’ın böyle bir karar vermesi ve diğer büyük sanayici, sanatçı, bilim adamı ve üreticileri ikna etmesinin sebebi neydi, niçin böyle bir yola baş vurdu? Okuyup öğrenmeniz daha uygun olur, bence. ‘’Atlas Silkindi’’nin teması, yazarın ifadesiyle: ‘’varoluşta insan aklının rolü’’. 1200 sayfalık kitap üç bölümden oluşuyor; I. Bölüm: İtirazsız, II. Bölüm: Ya Öyle Ya Böyle ve  III. Bölüm: Gerçek Gerçektir. Kitapta birkaç felsefi konuya değiniliyor ama esas öne çıkan unsurlar, bireycilik ve objektivizm. Bu iki kavramı açıklarsam kitabın konusuyla ilgili daha fazla fikir sahibi olunacağını düşünüyorum. Bireycilik, bireyin özgürlüğüne ağırlık veren ve kendine yeterli, kendini yönlendirebilen özgür bireyi vurgular. Objektivizm ise, kişinin kendisine üstün yetenekler ve zeka atfederek mevcut eksiklerinin sebep olduğu olumsuzlukların yarattığı ruhsal gerilimden kurtulması ve bu yöntem doğrultusunda yaşadığı olumsuzlukları diğer insanların zeka ve kusurlarına yüklemesidir. Böylece kendine olan güvenini zedelenmekten kurtarır. Rand aynı zamanda rasyonel ve etik bencillikten de bahseder. 

Kitapta övülen üretici gruptaki insanların hepsi zeki, yetenekli, hırslı ve başarılıyken; tabir-i caizse karşı grupta kamu yararı ve başkaları için çalışma prensibini savunanlar kaypak, yetersiz ve basiretsizdir. Bu durum kitap ilerledikçe daha çok gözüme battı ve bir süre sonra kabak tadı verdi. Kitabın ilk iki bölümünde demiryolu şirketinin işleyişinden ayrıntılı bir şekilde bahsediliyor. Bu kadar uzun uzadıya bahsedilmesine gerek var mıydı, bilmiyorum. Daha kısa tutulsaydı da olurdu, diye düşünüyorum ama buna rağmen kitabı çok akıcı buldum. Aklıma yatan düşünceler olduğu gibi hiç yatmayan, bana hiç mi hiç uymayan düşünce ve tespitler de vardı. Bir felsefe kitabı mı? Bence değil. İçinde felsefe olan bir roman diyebilirim ‘’Atlas Silkindi’’ için. 

Okumadan evvel bu kitap hakkında en ufak bir bilgim yoktu. Hatta kitabın ismini bile duymamıştım. Bundan 4-5 sene evvel bir arkadaşım kitaptan bahsederken, 30 yaşından evvel ‘’Atlas Silkindi’’yi okusaydı kim bilir hayatında neler değişirdi diye hayıflanmıştı. Bayağı merak etmiştim o zaman ama kitabın hacmini görünce okumayı ötelemiştim. Serdar Erener yazdığı önsözde, okuyucuya hitap ederek hangi grupta olduğunu soruyor. Hatta okuyucu değişmek ve daha iyi olan gruba geçmek için kitabı okumasını -bir nevi- salık veriyor. İyi gruptakiler zaten keyifle okuyacaklardır kitabı… Ben kendimi iki gruba da ait hissedemedim. 30’umdan evvel okusaydım da bir şey değişmezdi. Hatta doğduğumda kulağıma ‘’Atlas Silkindi’’yi okusalar dahi ben yine böyle olurdum, galiba. Yine arada derede, yine arafta, yine her şeyden biraz biraz… 

 

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.