BAYAN MİNG'İN HİÇ OLMAYAN ON ÇOCUĞU ERİC-EMMANUEL SCHMİTT

ming
(0/10 Puan)

Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu Eric-Emmanuel Schmitt

A+ A-

Gerçekler acıdır. En azından çoğu zaman. O yüzden hemen herkesin sığındığı ve kendini iyi hissettiği, çoğu zaman kimseye bahsetmediği bir hayal dünyası vardır. Olmayanlar da var elbette. Ben üzülüyorum onlar için zira hayatın gerçeklerinden biraz olsun kaçıp, hayallerde dinlenip ardından tekrar, belki daha sağlam bir kafa ve ruhla geri dönmek varken; sürekli gerçekliğin içinde gergin ve öfkeli debelenip durmak zor olsa gerek… Hayalden gerçeğe geçişin kolay olduğunu söylemiyorum ama hayalperest zamanla alıştırıyor kendini buna. Önünde sonunda gerçeğe döneceğini zaten biliyor. Fakat insanlar bazen, öyle durumlar yaşar ki gerçeğe dönemez, dönmek istemezler. Bilinçli ya da bilinçdışı… Mesela ölmüş evladının geleceğini bekleyen bir anne gibi…  Vardır böyle insanlar. Bizler önce gerçeği kabul etmesi için telkinlerde bulunuruz, endişeler içinde kıvranırız. Bir ağlasa, bir konuşsa da zehrini akıtsa diye gözünün içine bakarız. Haksız da değilizdir. Annenin içinde neler olup bittiğini bilemeyiz ama o kabullenmeyişiyle bize kendini gösterir. Biz haftalarca ölümü kabul ettirmek iiçin dil dökeriz de onun gözü hala kapıdadır mesela… Böyle zamanlarda kişiyi rahat bırakmak lazım belki de…

Fransız iş adamı, yaşadığı hayattan ve koşturmadan bunalmış, sık sık iş seyahatine çıkan biridir. Son defasında yaptığı Çin seyahatinde, otelin erkekler tuvaletinin önüde yaşlı bir kadın görür. Bu kadın Bayan Ming’dir ve oteldeki tuvaletlerden sorumludur. Bu tatlı kadının söylediği bir-iki söz is adamının ilgisini çeker ve zamanla yaşlı kadınla dost olmaya başlar. Bayan Ming en çok, dünyanın dört bir yanına dağılmış ve oralarda yaşayan on çocuğundan bahsetmekten keyif almaktadır. Herkesin olduğu gibi, Fransız’ın da Çin’deki çocuk yasasından haberi vardır. Bu yüzden yaşlı kadının yalancı bir sahtekar olduğunu düşünür ancak onu dinlemekten de kendini alamaz. Zira yaşlı kadının cümleleri adamı derinden etkilemektedir. Bayan Ming, doğum gününde bütün çocuklarını bir arada görmek için sabırsızlanmaktadır. Ancak on çocuğun ardındaki sır perdesi, yaşlı kadının kızının Fransız’a tüm gerçekleri anlatmasıyla açılır…

Eric-Emmanuel Schmitt Fransız bir romancı. Ayrıca oyun yazıyor ve sinema yönetmenliği de yapıyormuş. Müzik, edebiyat ve felsefe üzerine eğitimler almış. Özellikle felsefe eğitiminin etkilerini bu kısacık romanda görmek mümkün. Bayan Ming’in ettiği laflar yaşadıklarıyla, hayattan aldığı paylarla kazanılmış bir bilgeliğin meyveleri gibi… Hepsi güzel sözler. Yerli yerinde, duruma uygun, abartı, acındırma ya da yapmacıklık yok… Keyifle okunan, merak uyandıran, akıcı, hoş bir kitap olduğunu düşünüyorum. Fakat asla bir felsefe kitabı değil. Hiç durum, felsefe yahut düşünce kitabı okumayanlar bu kitabı okuduklarında çarpılmış, çok etkilenmiş olabilirler. Kitabın bu yönüyle ilgili insanlar çokça övgüde bulunmuş. Bana sorarsanız, daha önce okumadığım neredeyse hiçbir şey yok o cümlelerde! Felsefe yahut felsefi okumalar yapmaya niyetlenenler için hoş ve basit bir giriş olabilir o kadar… Kitabı okumaya niyetliyseniz bunları göz önünde bulundurabilirsiniz.

Bir kitabın kattıkları, beğenisi ya da etkileyiciliği kişiden kişiye değişir elbette. Ancak bazı yorumlar beni çok şaşırtıyor, o kişinin neler okuduğunu merak ediyorum. Bu kitabı bu kadar abartmamasını söylemek, kitaplar tavsiye etmek istiyorum. Çok bildiğimden değil ama en azından ondan daha fazla bildiğimin farkına varıyorum. Sonra vazgeçiyorum. Üstüme vazife değil çünkü… Hepimiz hayatımızı kendimize göre yaşıyoruz; kimi daha hayal, kimi daha gerçek… 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.