BİZ İNSANLAR PEYAMİ SAFA

insan
(0/10 Puan)

Biz İnsanlar Peyami Safa

A+ A-

Okumanın, hayatımda iyiden iyiye yer ettiği ortaokul yıllarımda tanıştım Peyami Safa’yla… ‘Sözde Kızlar’la eski İstanbul’u, dönemin hastalıklarını, erkeklerini, kadınlarını, tutukularını, öfkelerini tanıdım. Bunların cazibesine kapıldım elbette ama beni esas etkileyen karakterlerin ruhlarındaki dalgalanmaların, bunalımların, coşkuların ifadesiydi. Kendimden çok şey bulmuştum muhakkak ki, ödev olarak verilmesine rağmen büyük bir merakla, her anımı ‘Sözde Kızlar’ı okuyarak geçirmiştim. Sonra seneler geçti, nedense araya birçok başka kitap girdi. Ardından ‘Yalnızız’ı, ‘Biz İnsanları’ okudum. Elimdeki kitaptan sonra ‘Bir Tereddütün Romanı’na başlamadan önce yazıyorum, bu yazımı.

Kurtuluş Savaşı zamanında yatılı bir okulda öğretmenlik yapan Orhan, sınıfındaki öğrenciler arasında çıkan kavga sonucunda yaralanan Cemil’in pansumanını yaptırarak evine götürür. Burada öğrencisinin akrabası olan Vedia’yı görür ve aşık olur. Varlıklı halkın işgalci devletlere yardım etmesi ortalığı germiş, bu gerginlik okullara da sıçramıştır. Hal böyle olunca, son yaşanan olayla birlikte Orhan iyice huzursuz olur ve istifa eder. Fakat yoksulluk ve açlık dolu çetin günler genç öğretmeni beklemektedir. Yaşadığı sıkıntılı günlerin ardından, arkadaşı Necat, Orhan’a çevirmenlik işi bulur. Genç adam kendini toparlar ve Vedia tekrar hatırına gelir. Genç kızla evlenmek isteyen birçok erkek vardır. Bu yüzden Orhan acele etmek istemektedir ama Vedia evliliğe yanaşmaz. Derken geç kız aniden rahatsızlanıp hastaneye kaldırılır. Doktorların ümitsiz gördüğü bir hastalıktan muzdarip olan Vedia, bilinçsiz bir şekilde yatmaktadır. Orhan ise sevdiği kızın başında ümdini kaybetmemeye çalışarak, kederle bekler. Fakat sadece romanlarda değil, hayatta da, olaylar her zaman beklediğimiz gibi gitmez. Vedia’nın ölümünü beklerken, Orhan’ın hareketsiz bedeninin merdivenin altında bulunması gibi…

Savaş yıllarında yaşanan olayların ve dolayısıyla bu olayların insanlar üzerindeki etkiisinin anlatıldığı roman, dönemin sosyal ve ahlaki  yapı ve değişimine dikkat çekerken milliyetçilik, çağdaşlık, materyalizm ve maneviyatçılık gibi kavramları da irdelemekte. Bu kavramların irdelenmesi özellikle Orhan’ın monologları ve arkadaşı Necat’la yaptığı tartışmalar yoluyla okuyucuya ulaşıyor. Hal böyle olunca psikolojik tahlilleriyle öne çıkan yazarımız Peyami Safa, bu romanında her ne kadar dönemin sosyal yapısını inceliyor olsa da, kahramanların halet-I ruhiyyeleri yine ön planda. Peki mütefekkir yazar olarak anılan Peyami Safa kimdir? Romanlarındaki ruhsal analizleriyle öne çıkan Safa’nın pek de iyi bir eğitim hayatı olmadı. Zira kendisi, yoksulluk ve çocukken yakalandığı kemik veremi yüzünden düzenli bir eğitim alamadı. Henüz 13 yaşındayken memur olarak çalıştı, ardından öğretmenik ve gazetecilik yaptı. Ne var ki eğitim alamamak kendini yetiştirmesine engel değildi. Amcasının yönlendirmesiyle edebiyata merak saldı ve para kazanmak için Server Bedii takma adıyla ‘Cingöz Recai’ adlı polisiye romanlar yazdı. Oğlunu genç yaşta kaybetmesi Safa’yı derinden sarstı ve yazar kısa süre sonra beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti.

Yazdığı kitapların hemen hepsi temel eser olarak değerlendirilen Peyami Safa’nın isim babasının Tevfik Fikret olduğunu da not ettikten sonra, sadece yazdıklarıyla değil, çileli hayatı boyunca verdiği mücadeleler ve buna rağmen olay ve kişileri yorumlayışındaki derinlik ve üslupla ilham veren bir yazarımız kendisi. Hele ki eğitimi sadece öğrenim hayatı olarak gören ve kendini gerçekleştirmeyi üst üste diploma yığmak zanneden biz insanlar için böyle yazar ve düşünürleri tanımak, anlamaya çalışmak ve ardından kendimizi irdelemek kıymetli bir tecrübe olacaktır diye düşünüyorum. Hayat işte; kiminin hobisi kiminin hayata tutunma çabası olabiliyor. Peyami Safa’ya hayran değilim ama duyguları ve durumları ifade edişine hayranım. Hislerime tercüman zaar…

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.