BÜYÜK YABANCI MİCHEL FOUCAULT

buyuk
(0/10 Puan)

Büyük Yabancı Michel Foucault

A+ A-

‘'Evet, dilin işe yarayabileceği tek kullanıma geldi sıra: Delilik, aracı, düşüncenin yok edilmesinin aracı, kopuş aracı, akıldışılıkların labirenti olma.’'

Sanatçının aklı başında olanındansa, aykırısını, tabir-i caizse delisini severim ben. Her ne kadar hayatımda ilk kez Foucault okuyacak olsam ve bahsettiklerini anlayabileceğimden şüphe etsem de, vitrinden her geçtiğimde gözümü kitaptan alamadım bir türlü… Zira benim için fazlasıyla ilgi çekici bir başlığı var: Dil, Delilik ve Edebiyat Üstüne Konuşmalar. Merakım ağır basınca ister istemez cesaretlenirim ben. Kediyi öldüren merakıysa, atın da ölümü arpadan olsun, ne yapayım!

Fransız düşünür Michel  Foucault’nun radyo programlarında veya derslerinde; dil, delilik, edebiyat ve eleştiri üzerine anlattıklarının kaleme alındığı bir kitap ‘Büyük Yabancı’. Kitabın ilk bölümünde düşünür, dil ile delilik arasındaki ilişkiden bahsetmekte. Ona göre dil ile delilik, daha ziyade iç içe girmiş, ayrıştırmanın imkansız olduğu bir dokuda birbirlerine bağlıdır.(syf:43) Örnek olarak da Foucault, Shakespeare’in ‘Kral Lear’ oyunundaki delilik sahnesinin üzerinde duruyor. Ardından da Cervantes’in ‘Don Quijote’ eserine geliyor sıra ve burada deliliğin bilincinde olmakla olmamak arasındaki farka dikkat çekiyor. Diğer bölümde, düşünürün ‘Edebiyat ve Dil’ adlı konferansı bulunmakta. Dil, edebiyat, eser arasındaki ilişki incelenirken edebiyat eleştirisinin ne olduğu ve nasıl yapıldığı irdelenmekte. Düşünüre göre, tam olarak eser de dil de olmayan üçüncü bir unsur vardır ki, bu da edebiyattır. Bu üçüncü unsur, dilin eserle ve eserin dille ilişkisinin buluştuğu bir üçgenin tepe noktasıdır. (syf: 62) Bu bölümde, Proust’un ‘Kayıp Zamanın İzinde’ adlı eserinden, Diderot’dan, Sade’dan, Joyce’dan ve bazı başka yazarlardan örnekler veriliyor. Kitabın son bölümüne gelindiğinde Foucault’nun, Marquise De Sade üzerine verdiği konferanslar yer almakta. Burada da Sade’ın hakikat ile arzu arasındaki ilişki sorunu konu ediliyor. Sade, ‘Deliliğin Tarihi’ kitabından beri düşünürün dikkatini çeker. Foucault, bu bölümdeki düşünce ve fikirlerini ünlü yazarın eserlerinden hareketle yapmakta. Ona göre Sade’ın anlattıklarının hakikati, doğruluğunda değil, akıl yürütmelerinin doğruluğunda yatmaktadır. (syf:113)

Foucault’nun değindiği konular, özellikle edebiyata ilgi duyanlar için çok dikkat çekici. Tespitleri okuyucunun ufkunu açıyor, düşündürüyor, farkı açılardan bakmasını sağlıyor. Kitaba korkarak başladım, elbette kavrayamadığım şeyler vardı ancak o kadar da karmaşık ve anlaşılması güç bulmadım. İlginçtir, kitabı okumadan evvel, ileriki zamanlarda Sade okumayı düşünüyordum. Ancak bunu sıradan bir gözle yapmayı istemediğim için, onu nasıl okumam gerektiğiyle ilgili birkaç araştırma yapmayı düşünürken, ‘Büyük Yabancı’nın son bölümünde Sade ile ilgili konferansları gördüğümde yaşadığım şaşkınlığı anlatamam. Foucault’nun dilinden Sade’ı okumak, onu okurken neleri bilmek gerektiğini öğrenmek, benim çok işime yaradı. Zira, önceki günlerde ‘Sodom’un 120 Günü’nü okurken, ünlü düşünürün paylaştıkları sayesinde sıradan ve sığ bir okuma yapmadığımı düşünüyorum. Ancak, elbette ki daha çok uzun yollar var önümde…

Velhasıl, Hegel okurken bir hayli zorlanmış, yorulmuş, neredeyse bezmiştim. Ancak, koca kitaptan bir-iki cümle anlasam kardır, diye düşünerek nihayete erdirdim. Foucault’yu okurken de yoruldum ancak bezmedim, bilakis meraklandım. Diğer kitapları da bu ayardaysa, kendisini keyifle okurum diye düşünüyorum. Peki ya değilse? Okumadan bilemem ki, değil mi?

‘’Biliyoruz ki felç olmuş bir histerik kadın ayakları üstünde bıraktığımızda yere düşüyorsa, birileri onu yüzüstü bıraktığı günden beri düşmeye mahkum olduğunu varoluşunun ta derinlerinden bildiği içindir. Ama bunu bedeniyle ifade eder.

Dolayısıyla şayet delilerle iletişim kuramıyorsak, konuşmadıkları için değil gereğinden fazla konuştukları, aşırı yüklü bir dille, dünyanın bütün yollarının birbirine karıştığı göstergelerin – bir bakıma- tropik bolluğu içinde konuştukları için kuramıyoruzdur.’’

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.