ÇÖPLÜK CAROLİNA MARİA DE JESUS

copluk
(0/10 Puan)

Çöplük Carolina Maria de Jesus

A+ A-

Carolina Maria de Jesus 1914 yılında bekar bir annenin çocuğu olarak Brezilya’nın Minas Gerais kentinde dünyaya gelir. Henüz ikinci sınıftayken okulu bırakır ve genç bir yetişkinken Sao Paulo’ya göç eder ve yalnız bir anne olarak, üç çocuğuyla kıt kanaat geçinmeye çalışır. Sonunda kentin teneke mahallesinde bir barakada yaşamaya başlar. Çöp tenekelerini karıştırdığı günlerden bir gün, eline bir ajanda geçer ve mum ışığında, yaşadıklarını yazmaya başlar.

1955 yılı civarıdır. Carolina gün be gün yaşadığı zor hayatı, kentin kenar mahallesinde olan olayları ve insanları, günlük tutma adı altında, kaydeder. Fakirlik altında ezilen hayatları, cehaleti, işsiz komşularının yaşadıklarını anlatırken fahişelik, ensest, alkolizm, ve fiziksel şiddet gibi sosyal problemlere de dikkat çeker. Genç kadın, yaşadığı tehlikeli ortamda çocuklarının sağlığı hakkında sürekli bir endişe içerisindedir. Bir yandan açlıkla mücadele ederken politika, sosyal koşullar, din ve ahlakla ilgili bazı önerilerde bulunur. Birkaç yıl boyunca gözlem ve izlenimlerini not etmeye devam eder. En büyük hayali yazdıklarının bir gün basılacağı ve yaşadığı hayatı herkesin okuyacağı yönündedir. Öte yandan Carolina için yazmak, bir meşgale ve öfkesinden kurtulma yoludur. Ne yediğini, ne zaman yıkandığını, karnı açken ve tokken nasıl hissedip davrandığını, sabun bulduğunda nasıl mutlu olduğunu satır satır yazar. Para ve yemek bulmak için her gün yollara çıkarak çöpleri karıştırır, kağıt ve metal parçalar toplayıp satmaya çalışır.

1958 yılında genç gazeteci Audalio Dantas’ın teneke mahallesine gelmesiyle Carolina’nın hayatı değişti. Dantas, Carolina’nın günlük tuttuğunu öğrendikten sonra sosyolojik önemi olan böylesi bir dökümanı göz ardı etmedi. Kadının güvenini kazandıktan sonra metinleri temize çekti ve hataları düzeltti. Ardından gazetesinde paylaştığı bir alıntıyla Carolina’nın bir anda ses getirmesine sebep oldu. 1960 yılında günlük, kitap haline getirilip basıldı ve hemen ertesi sene İngilizce’ye çevrildi. O zamana kadar ertesi gün ne yiyeceğini bilmeyen Carolina sefaletten kurtuldu. Kitabını imzalamak için yaptığı Brezilya turunda yaşadığı hayal kırıklığı ve  mutluluğunu anlattığı ikinci günlüğü de yayımlandı. Bunun yanı sıra şiir, çocukluk anılarını ve bir roman da yazdı. Ancak 1977 yılında hiç farkedilmeden, hayata gözlerini yumdu.

Kitabın yeni basımı sanırım yok. Açıkçası başta, ben ne yazarın ne de kitabın ismini bilmiyordum. Sadece konu hakkında bilgim vardı. Yaptığım araştırmaların sonunda bu bilgileri edindim ve eski basımını internet üzerinden buldum. Carolina’nın hayat mücadelesi çok etkileyiciydi fakat beni asıl etkileyen şey, ilkokulu sadece iki sene okuyan birinin çevresinde, ve ruhunda olan biten karşısındaki tavrı ve yorumlarıydı. Bazı şeyleri değerlendirmek ve muhakeme etmek için sadece eğitime gerek olmadığını, akıl ve vicdan birliğinin birincil öneme sahip olduğunu tekrar gördüm. Eğitim ve öğretim ancak bunun üzerine inşa edilirse bir anlam ifade ediyor olmalı. Fuzuli de dememiş miydi..?

 

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.