ETİN CİNSEL POLİTİKASI CAROL J. ADAMS

politika
(0/10 Puan)

Etin Cinsel Politikası Carol J. Adams

A+ A-

Vejetaryenlik dinsel, ahlaki ya da beslenmeye dair nedenlere dayanırken, hayvanların yenmek için öldürülmesinin yanlış olduğunu düşünenler de et, balık ve kümes hayvanlarını tüketmezler. Et tüketmediği gibi, yumurta ve süt benzeri hayvansal gıda tüketmeyenlere vegan; süt ürünlerini kullananlara lakto-vejetaryen; yumurta da yiyenlere ovo-vejetaryen denmekte. Vejetaryen kelimesi ilk kez 1842 yılında kullanılıp, Latince’de ‘’sağlam, canlı, yaşam dolu’’ manasına gelen ‘’vegetus’’ sözcüğünden geliyormuş. Vejetaryen nüfusun en yoğun olduğu ülke Hindistan’ken, vejetaryen kadınların daha çok kız bebek doğurduğuna ilişkin araştırmalar yapılmış.

Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik hareketler olarak tanımlanmakta. Kelime ilk kes Charles Fourier tarafından ortaya atılmış. Sosyal filozof, sosyal gelişmenin kadınlara verilecek daha fazla özgürlükle mümkün olacağını savunmuş. Her iki kavramın da yıllar içerisinde bir seyri var elbette ancak burada genel hatlarıyla bahsetmek istedim zira günümüzde, başka diğer kavramlar gibi, saptırılıp, birtakım komplekslere alet edilip, bilip bilmeden kullanıldığı için üzerinden geçme ihtiyacını hissettim. Gelelim kitaba…

Ekofeminist teolog, aktivist ve yazar olan Adams, kısaca, hayvanların ete, kadınların ise cinsel nesnelere indirgenmesinin benzer hatta aynı olduğundan bahsediyor kitabında. Bir bonfile yerken, onun daha önce nefes alan bir canlı olduğu gerçeğini düşünmek istemeyen  kişi, hayvanın bonfile olana kadar geçirdiği süreçleri de yadsır. Kadının parçalara ayrılarak cinsel nesne haline getirilmesi ile parça parça yenen hayvan bedeni, yazara göre erkek egemen zihniyetin bir parçasıdır. Kitap, ‘’Etin Ataerkil Metinleri’’, ‘’Zeus’un Midesinden’’ ve ‘’Pilav Ye, Kadınlara İnan’’ adlı üç kısımdan oluşmakta. Bu kısımlarda; Erkek Kimliği ve Et Yeme, Cinsel Şiddet ve Et Yeme, Maske Olarak Dil, Susturulmuş Sesler, Vejetaryen Sözü Taşımak ve benzeri, birçok alt başlık bulunuyor. Yazar, dilin kullanımı üzerine çok düşmüş. Dil ve düşüncenin ayrılmazlığı ve düşüncenin davranış üzerindeki tesirinin bunda etkisi var diye düşünüyorum. Yazar bunlara değinerek, okuyucunun kanıksadığı söylemleri düşünmesini istiyor olmalı. Bunların yanı sıra, et yemenin erkeklikle ilişkisi, reklamlarda hem görsel hem de sloganlarla verilen mesajlara da değinilirken insanın esasen otobur olduğu da araştırmalarla belgelenmiş.

Adams, ‘’Etin Cinsel Politikası’nı yazmak için on beş sene boyunca çalışmış. Feminist- vejetaryen kuramı irdelediği kitabı ilk kez 1990 yılında yayımlanırken, Türkçe’de basımı 2013 yılında yapılmış. Kitabın uzun ve titiz araştırmalar sonucu yazıldığı ayan beyan belli oluyor. Adams bu kitabına sadece emeğini değil, ruhunu da katmış. Kitap öyle bir solukta okunacak gibi değil, dikkat ve özen istiyor. Gözüme batan bir tutarsızlık göremedim açıkçası. Yazarın fikirleri kendi içinde birbiriyle uyum içerisinde ve bir mantık silsilesi var. Bu yüzden de yazarın fikirlerine katılmasak bile bahsettiği şeylerin saçma olduğundan bahsetmek bence büyük saçmalık olur. Ben, insanın her tür besinden belli miktarlarda alması gerektiğini düşünür, tek tip beslenmeye pek sıcak bakmam. (En azından şimdilik böyle ama ilerde ne olur, bilmem.) Buna rağmen yazarın bahsettiği konuların, değindiği durumların dikkat çekici ve haklılık payı olduğunu söylemem gerekir.

Azıcık meylim olsaydı, bu kitabı okuduktan sonra vejetaryen olabilirdim. Herkesin ilgisini çekmeyebilir ama hakikaten düşündürücü ve okuyucunun aklını kurcalayan noktalar var. Belki vejetaryen ya da veganlar okursa iyi olur. Feministlerin de ilgisini çekebilir. Yani… İnsan neyi niçin yaptığını, savunduğunu bilse iyi olur bence…

 

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.