FAHRENHEİT 451 RAY BRADBURY

media5335ab9d6e9a9.png
(0/10 Puan)

Fahrenheit 451 Ray Bradbury

A+ A-

Bu kitabın benim için ilginç bir hikayesi var. Şöyle ki; ‘Fahrenheit 451’, iki sene evvel ‘Ölmeden Evvel Okunması Gerken Kitaplar’ listelerini araştırırken not aldığım kitaplardan biriydi. Ancak, o kadar çok kitap satın almıştım ki, onları okuyup bitirmek için başka kitap almamaya yemin edince, bu kitap bir sonraki alış-verişime kalmıştı. Aradan uzun zaman geçmiş, ben kitabı çoktan unutmuştum bile. Derken bir gün arabanın bagajında, köşede gözüme iki tane kitap ilişti. Biri ‘Fahrenheit 451’di, diğerini ise hatırlamıyorum. Enteresandır, kitabı ben satın almadım, eşim de almamış. Kitap İngilizce ve belli ki daha önce kimse okumamış ama arabanın bagajına nereden gelmiş, hala bilmiyorum!

Montag, evli bir itfayecidir. Ancak, baskıcı bir gelecekte geçen hikayede, itfayecilerin görevi kitapları yakmaktır. Yazmak ve okumak kesinlikle yasaktır. İnsanların düşünmesini sınırlandırmak için, televizyonda boş ve oyalayıcı programlar yayınlanmakta, kitap okuyanlar ise ihbar kutuları vasıtasıyla açığa çıkarılmaktadır. Montag bir gün işten eve dönerken, komşusu Clarisse’le karşılaşır ve sohbet ederler. Bu sohbet Montag’ın kafasında soru işaretleri oluşturur ve merakını tetikler. Clarisse ile görüşmeye devam eden Montag, bir süre sonra yaptığı işi anlamsız bulmaya başlayarak, yakacağı kitapları çalmaya ve evinde gizlice okumaya başlar. Sonunda, Montag’ın karısı, kocasının kitap okumasından rahatsız olur ve onu ihbar eder. Öncesinde, ihbar edilip kaçmayı başarmış olan Clarisse ile Montag’ın yolu, böylece tekrar kesişir.

‘Fahrenheit 451’ kasım ayında okuduğum kitapların içinde favorimdi. Kurgusunu çok sevmemin yanı sıra, okuyucuyu asıl etkileyen kitaptaki düşüdürücü diyaloglar bence. Bazı insanlar, bilim kurgu kitaplarını saçma bulup, ön yargıyla yaklaşabiliyorlar. Halbuki, bu tür kitaplardaki metaforları keşfetmek, diyaloglar üzerine düşünmek, kişinin duruma farklı bir yönden bakmasını sağlayarak vizyonunu genişletip, bakış açısını geliştiriyor diye düşünüyorum. O yüzden insanların, bu kitapları okumayarak, kendilerine bir nevi haksızlık yaptıklarını da düşünmüyor değilim.

Clarisse’in: ‘Şimdiye kadar yaktığın kitapları hiç okudun mu?’ sorusuyla, Montag’ın hayatı değişir. Kitapta benim hiç unutamayacağım cümle ise Montag’ın söylediği:’Kitapların yakılması lazım. Çünkü kitaplar, onları okuyan insanları mutsuz ediyor.’sözüdür. Ne kadar doğru! Öyle kitaplar var ki, onları okuduktan sonra, eskisi gibi düşünemeyebilir, eskiden zevk aldığınız şeylerden zevk alamayabilir, bu şekilde içinde bulunduğunuz toplumdan fiziksel olmasa dahi ruhen uzaklaşabilirsiniz. Ancak, bu bir mutsuzluk mudur, yahut nasıl bir mutsuzluktur? İşte bunun cevabını ancak o insanlara sorarak öğrenebilirsiniz.

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.