FRAGMANLAR HERAKLEİTOS

herakleitos
(0/10 Puan)

Fragmanlar Herakleitos

A+ A-

‘’Kendimi keşfettim.’’

İ.Ö. 540 civarında Efes’te doğduğu söylenen Herakleitos’un yaşamı hakkında çok az şey bilinmekle birlikte, zengin ve soylu bir aileye mensup olduğu söylenir. Herhangi bir filozofun öğrencisi olmaz ancak Miletli filozoflardan etkilenir. Yığınları hor gördüğünden döneminin politik ve sosyal durumundan duyduğu memnuniyetsizlik, onu toplumdan uzaklaşatırarak yalnız bir yaşam sürmesine neden olur. Ona göre yığınlar, görünene aldanan, boş inanışlar içinde debelenen, anlayışsız ve değersiz insan kalabalıklarıdır. Öyle ki Herakleitos, bilgece bir yaşam sürmeyen çoğunluğu hayvanlarla eş tutar. Varolan her şeyin temelinin ateş olduğunu düşünen filozofun ana öğretisi, zıtlıkların çatışması ve birliğidir.  Kosmos, karşıtların savaşının meydana getirdiği uyum, harmoniadır. İyiliğin varolması için kötülüğe, ışığın varolması için karanlığa, adaletin varolması için adeletsizliğe ihtiyaç vardır. Her şey değişime tabi olduğu için Herakleitos’a göre aynı ırmakta iki kez yıkanılmaz zira su akıp gittiğine göre, o ırmak artık eskisi değildir. Evet, her şey değişime tabidir ancak bu değişim rastgele olmaz. Değişmenin kendisine göre gerçekleştiği bir yasadan söz eder ve buna logos der. Söz, düşünce, akıl anlamına gelen bu kelime evrende egemen olan yasa, düzen ve akıldır. Logos herkeste ortak olan düşünmedir fakat Herakleitos’a göre herkes logosun sesine kulak vermez, duysa da anlamaz. Bu yüzden de onlar sağır gibidirler…

Aristokrat ailenin ilk çocuğu olan Herakleitos’un sinirli bir mizaca sahip olduğu söylenir.  Felsefe dünyasının karanlık filozofudur o… Ailesinden kalan mirası geri çevirerek tüm hakkını kardeşine vermiştir mesela… Barış için bir konuşma yapması istenince, bir bardak suyun içine arpa unu serip içmiş, ardından tek kelime etmeden çıkıp gitmiştir. Az sözcükle çok şey anlatmak istemesi, onu karmaşık, karanlık, çözülmesi ve anlaması zor bir yere koysa da fragmanlarını özgün dilinden çeviren Prof. Dr. Cengiz Çakmak sayesinde onu anlamak o kadar da zor olmuyor. Kitaptaki metinler, kopyaların kopyası olarak günümüze ulaşmış. Herhangi bir düzen içinde yazıldıkları söylenmemekle birlikte, Herakleitos’un konuşmalarından, söylediklerinden derlenmiş olma ihtimali var. (syf:21) Diogenes Laertios’a göre, öfkeli filozofumuz –ki kendisi sevdiğim filozoflar arasındadır- metinlerini bilerek karanlık ve anlaşılmaz bir şekilde yazmıştır. Çünkü o, yazdıklarını sadece ehil insanların okumasını istemiş, halkın diline düşüp hor görülmesin diye Artemis Tapınağı’na adak olarak bırakmıştır. (syf:23)

Kitaptaki metinler didaktik olmaktan uzak, okuru da içine alarak, düşündürüyor. Sadece felsefeyle ilgilenenlerin değil, düşünen, merak eden, sorgulayan herkesin rahatlıkla okuyacağını düşünüyorum. Böylece, şimdiye kadar okuduğumuz birçok sözün, Herakleitos’un fragmanlarından esinlenmiş ve belki kopyalanmış olduğunu da göreceksiniz. ‘Ağlayan Filozof’ olarak da anılan Herakleitos, çalışırken en keyif aldığım filozoflardan biriydi. Belki biraz da bu yüzden yazımı bitirmeden evvel bir şeyi netleştirmek isterim: Herakleitos, insanları sevmeyen, aşağılayan, hakir gören biri değildi. Onun derdi, sorgulayamayan, düşünmeyen, sadece bedensel hazlarına yönelik yaşayıp logosun sesine kulak vermeyen insanlarlaydı. Yığınları aldatıcı bulmasının sebebi de buydu… Haksız mı?

 

‘’Eşekler samanı altına tercih eder.

 

Budalalar dinlerken sağır gibidirler; ‘varken, yoklar’ deyişi onlara ne güzel uyuyor.

 

Densizliği yangından daha çabuk söndürmeli.

 

Tutkulara karşı mücadele etmek zordur. Arzu edilen şeylerin bedelini ruh öder.

 

Ruhları barbar olanların gözleri ile kulakları kötü tanıklardır.

 

Her arzu edilenin elde edilmesi iyi değildir.

 

İnsanın karakteri kaderidir.’’

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.