GÖLGESİZLER HASAN ALİ TOPTAŞ

media53f3478b08b2d.png
(0/10 Puan)

Gölgesizler Hasan Ali Toptaş

A+ A-

Şu son zamanlarda, varoluşçulukla ilgili kitaplar ve yazılar, tesadüfi bir şekilde karşıma çıkıyor. Tesadüf olarak addetmem ise, asla tesadüf olmadığını düşünmemden kaynaklanmakta. Konunun bu kadar kafamı meşgul etmesinin sonunda nereye ulaşacağımı bilmiyorum ancak, o kadar okumama rağmen henüz mevhumu bile tam manasıyla kavradığımı söyleyemem.

Hasan Ali Toptaş, uzun zamandır duyduğum ancak okumayı ertelediğim bir yazardı. Nedenini bilmiyorum. Kanımca, evvelki senelerde okumuş olsaydım şimdiki kadar keyif almazdım. Kaç dakikadır ekran başında oturmuş, ‘Gölgesizler’i anlatmaya nereden başlamam gerektiğini düşünüyorum, kara kara. Diğer yazılarım kadar düzenli ve anlaşılır olmayacak bu yazı ve belki okurken kafanız karışacak. Zira, kitabı okurken ben de aynı hissi yaşadım fakat yazarken, elimden geldiğince ‘derli toplu’ anlatmaya çalışacağım.

Yazar (yazarın kendisi değil,romandaki yazar karakteri), berber dükkanında sırasını beklerken, koltukların birinde oturan ve henüz tıraşı bitmemiş olan Cıngıl Nuri, içinin daraldığını söyleyerek aniden çıkıp gider. Jilet almaya gönderilen çırak da geri dönmez. Berber ve diğer koltukta oturan adam ise, hiçbir şey söylemeden çekip gitmişlerdir Dükkanda yalnız kalan yazar geç saatlerde oradan ayrılarak bir kahveye gider. Dönüşte berber dükkanını aramaya çalışsa da bulamaz zira, dükkan da içindekiler de yok olmuştur. Dükkandan çıkıp giden bu insanlar, aslında geçmişe dönmüşlerdir. Şehirde hayat sürerken, geçmiş zamandaki köyde de enteresan olaylar meydana gelmektedir. Cıngıl Nuri’den sonra, muhtar seçimlerinin yapıldığı yıl, Güvercin adlı genç bir kız da kaybolur. Bu olayla birlikte, köyde kimsenin anlamlandıramadığı olaylar art arda gelmeye başlar. Derken, Cıngıl Nuri ansızın köye geri döner ancak eski Nuri değildir artık, değişmiştir. Ortadan kaybolmadan evvel işlettiği berber dükkanı da artık başkasına aittir. Nuri’nin geri dönüşü köyde pek ses getirmez. Öte yandan muhtar, kaybolan insanları bulmak için  elinden geldiğince çaba gösterir ancak bir sonuca varamaz Hiçbir suçu olamayan Cennet’in oğlu ise, Güvercin’i kaçırmakla suçlanır ancak, durum hiç de tahmin edildiği gibi değildir.

Köyde ve şehirde yaşanan olayların art arda ve sıralı şekilde anlatıldığı, olayların birbirinden ayrıymış gibi algılanıp okuyucunun, bütünlüğü ancak roman bittiğinde kavrayabildiği, çok özgün bir kurguya sahip, ‘Gölgesizler’.  Bu kadar karmaşık bir kurguya rağmen, yazarın dili oldukça sade, duru ve anlaşılır. Şimdiye kadar beşyüz yetmiş küsur kitap okumama rağmen, daha önce bu kadar farklı zaman, mekan, olay ve kişilerin iç içe geçtiği, kafa karıştıran ancak bir o kadar da merakla, ilgi ve beğeniyle okuduğum bir kitap daha olmadı. Kitap, düşle gerçeğin birbirine geçtiği, varlık-yokluk kavramları ve zaman-mekan ilişkilerinin konu edildiği postmodern* bir yapıya sahip.

Hasan Ali Toptaş’ın, Yunus Nadi Roman Ödülü alan ‘Gölgesizler’ini ne kadar anlatabildim bilmiyorum. Kitabı merakla, keyifle, biraz gergin ve biraz da kafa karışıklığıyla okudum. Çok ama çok beğendim. Nitekim, kitabı okumamış da olabilirim. Öyle bir kitap yok ve hatta hiç yazılmamış olabilir. Belki okuyan ben değildim ve belki ben, ben olmayabilirim. Ve hatta belki ben yokumdur. Belki her şey ve herkes sadece bir yanılsamadan ibarettir.

 

 

 

postmodernizm: modernizmin sonrası ve ötesi anlamında bir tanımlama olarak kullanılmaktadır ve modern düşünceye ve kültüre ait temel kavram ve perspektiflerin sorunsallaştırılmasıyla ve hatta bunların yadsınmasıyla birlikte yürütülmektedir.

Teori alanında modernist sanat biçimleri ve uygulamalarından koptuğu iddia edilen bir dizi kültürel yapıntıyı tanımlayan mimarlık, felsefe, edebiyat, güzel sanatlar gibi alanlarda yeni kültür biçimlerin işaretleri olarak başlamıştır. Bu tartışmalar zamanla diğer birçok alanlara ve disiplinlere de yansımıştır ve sonuçta bir bütün olarak modernitenin sorgulanmasına ve aşılması arayışına dönüşmüştür. Bununla birlikte postmodernizmi yeni bir tarihsel evre olarak anlamaktansa modernizmin kendi içinde bir aşama ya da özgül bir dönem olarak anlama çabaları da söz konusudur. Postmodernizm, bu anlamda kendine yönelik itiraz ve eleştirileri de içine alacak şekilde süregiden bir modernizm/modernite/modernlik soruşturması ve tartışması olarak görülmektedir. (kaynak:vikipedi)

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.