JURNAL, CİLT II CEMİL MERİÇ

media55a500eda320f.png
(0/10 Puan)

Jurnal, Cilt II Cemil Meriç

A+ A-

Çok çocukça olduğunu bilmekle birlikte, bazı insanların hiç ölmemesini isterdim. Sayıları çok fazla değil… Ne var ki, arkalarından yıllarca hiç eskimeden-eksilmeden okuyabileceğim binlerce satır bırakmışlar da, böylece bir nevi ölümsüzleştirmişler kendilerini. Hem de bunu hiç hesap etmeden. Belki 5-10 kişi okur diye… Cemil Meriç, jurnallerinin birinde, kendisinin saatlerce odasında okuyup çalıştığından, oğlunun bir kez bile merak edip ne yaptığını sormadığından yahut bir konu hakkında fikrine danışmadığından yakınır kırgınlıkla. Yabancı hisseder kendini. Sonra Mahmut Ali Meriç, öyle uzun önsözler yazar ki babasının kitaplarına, her okuyuşumda içim daralır. Bir önsöz için fazla uzun, fazla detaylı, kitapla –o biraz zor ya- fazla yarışır bulurum. Mahmut Ali Meriç’in bir nevi günah çıkarması gibi gelir bana, sıkılırım. Ümit Meriç’in ‘Sosyoloji Notları’ kitabındaki önsözü ise, uzunluk ve içerik bakımından uygun ancak duygu ve üslup açısından oldukça mekanik, sıradan ve maalesef sığ gelmiştir bana. Belki de bana böyle gelmiştir, bilemem… İnsan yakınındakinin kıymetini, ondan faydalanmayı, öğrenmeyi, onunla paylaşmayı bilmiyor, bilemiyor. Belki de bu, hayatın bir cilvesi. En yakını insanı anlayamazken, seneler sonra uzaklarda bir yerde, bambaşka bir aileden yahut bambaşka kültürden yahut bambaşka inanıştan biri çıkıyor da, onu anlamak/kavramak/fikirlerini düşünmek ve bir süre sonra da yalnızlığına ortak etmek için, bir zamanlar onun elinden çıkmış satırları okuyor, okumaya doyamıyor hatta… Zannediyorum ki her şeyden öte, edebiyatın en etkileyici yanı bu olsa gerek.

Meriç’in 1966-83 yılları arasında yazdığı mektuplar ve jurnaline kaydettiği yazılarından oluşan kitap, yazarın ruh ve düşünce dünyasındaki yolculuğumuza kaldığımız yerden devam etmemizi sağlıyor. Üstelik bu sefer bir de Lamia Hanım’a yazdığı mektuplar var… Bu mektuplarla, Meriç’in düşünür ve entelektüel kişiliğinin yanı sıra özel hayatının en özel kısımlarına, bir düşünürün duygusal dalgalanmaları ve zaaflarına da tanık oluyoruz. Burada neyi anlayışla karşılayıp, neye öfkeleneceği okuyucuya kalmış. Okurken neye, nereden bakacağı da öyle… Benim ilgimi çeken, her zaman olduğu gibi, yine ve yeniden Meriç’in düşünceye, düşünmeye verdiği önemle birlikte düşündüğü ve düşündürdükleri oldu. Yazdığı aşk mektuplarında bile… Jurnalleri, Meriç’in hayatı, iç dünyası ve kişiliğini iyice anlamayı ve kavramayı, onu daha yakından tanımayı ancak bunu yaparken de birçok şey düşünmeyi ve öğrenmeyi sağlıyor. Bu yüzden benzerlerinden biraz daha farklı buluyorum.

Hüzün, hayranlık, merak ve öfkeyle, karışık duygularla okurum Meriç’in kitaplarını. Jurnalleri okurken bu duygulara bir de şevkat ve merhamet eklendi. Ne var ki, elimden onu okumak ve anlamaya çalışmaktan başka bir şey gelmiyor… Onun da istediği buydu, kuşkusuz.

Bugün, ilk paragafı yazmama sebep olan biri daha var ki, o da Bilge Karasu… Bugün ölüm yıldönümü. Ne var ki, okuma listelerine bakılırsa, pek popüler değil- iyi ki değil… Milletçe sevmeyi, sahip çıkmayı da bilmiyoruz. Sevmeyi hırpalamak, sahiplenmeyi sömürmek zannediyoruz. En derin, en manalı cümleleri, üzerine düşünmeden, hissetmeden bozuk para gibi harcıyor, içini boşaltıyoruz. Bazı kitapları herkes okuyabilir ama bazı kitapları herkes okumamalı. Değer, kadir kıymet bilenler okumalı Karasu’yu, Meriç’i, Aruoba’yı, Atay’ı, Toptaş’ı…

 

‘’Yaşayan yazmaz. Yahut yazıda yaşamak için yazar. Yaşarken yazmaz.

Kendimi alışkanlıkların ağına fırlatmak ve kurtulmak. Neden kurtulmak? Hayattan. Keşke ölseydik.

Ama yaşamak yaralanmaktan korkmamaktır.

Bizim tefekkürden nasipsiz gecekondu sosyalistleri aklıma geldikçe ürperti duyuyorum. Sosyalizmi içtimai haksızlıkların sona ermesi, liyakatin yerini bulması, acı çekenlerin  gözyaşlarını dindirmek suretinde anlarsak sosyalistim.

Bir insanın rüyaları, başka insanlar için yaşadıkları bir hatıra olabiliyor.

Anladım ki aklına geleni yazmak yazı yazmak değildir.’’

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.