KARDEŞİM ROSAMUND LUPTON

media5335a47061369.png
(0/10 Puan)

Kardeşim Rosamund Lupton

A+ A-

Şu sıralar, okuduğum gerilim türündeki son roman olan ‘Kardeşim’i, diğer iki romanı aldığım sırada almıştım. Artık şuna kesin inanıyorum ki, bundan sonra asla ve asla kitap kapağındaki övgülerin gazına gelmeyeceğim. Zira, psikolojik gerilim diye adlandırılan bu roman bana göre, gerilimden çok duygusal bir roman etkisi bırakıyor insanın üstünde. Ben şahsen gerilimi unuttum ve ne kadar dokunaklı bir hikaye olursa olsun, hikayenin duygusallığı beni baydı. Neticede kitaba başlarken duygulanacağımı değil, gerileceğimi umut ediyordum.

Beatrice adındaki genç kadın, kız kardeşi Tess’in ölüm haberini alır almaz, Amerika’dan İngiltere’ye uçar. Yapılan araştırmalarda Tess’in intihar ettiği ortaya çıkar ancak Beatrice bunu asla kabul etmez ve büyük bir inatla olayın peşine düşer. Olaylar aydınlandıkça, Beatrice’in şüphelerinde yanılmadığı görülür ve romanın sonuna yaklaşıldığında, Tess’in ölümünün ardında çok farklı hesapların olduğu ortaya çıkar. Zira Tess, ölmeden evvel bir bebek dünyaya getirmiş ancak bebek ölmüştür.

Hikaye, Beatrice’in ağzından anlatılıyor. Çok fazla tasvir yok, aslında daha çok konunun ve Beatrice’in yaptığı araştırmalar üzerine yoğunlaşılmış ancak arada çok uzun duygusal anlatımlar var. Tabii ki bir insanın kardeşini kaybetmesi çok zor bir olay ama bunu bir gerilim romanında sakız gibi uzatarak anlatmak beni hiç etkilemedi bilakis sinirlendirdi. Kitabı üç günde bitirdim çünkü o kadar sabretmeme karşılık çok daha etkileyici bir son bekliyordum. Hayal kırıklığına uğradım.  Bu kadar vasat bir romanı yere göğe sığdıramayan kuruluşlar da bence zamanla güvenilirliklerini yitiriyorlar diye düşünüyorum.

Kitapçılarda yapılan reklamlara kanmayın, bu türde çok ama çok daha iyi romanlar yazıldı, yazılır da... Vakit kaybetmek yerine, başka bir kitap okuyun derim...

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.