KIRMIZI VE SİYAH MARİE-HENRY BEYLE STENDHAL

ks1
(0/10 Puan)

Kırmızı ve Siyah Marie-Henry Beyle Stendhal

A+ A-

Karakter tahlillerinin yapıldığı, ağırlıkla kahramanların ruhsal durumlarının anlatıldığı romanlar genelde pek rağbet görmez. İnsanların çoğu bu tip kitapları sıkıcı bulurlar. Bir kitabın sürükleyici olması için bir dizi olaylar zinciri ister okur ya da illa ki psikolojik tahliiler yapılacaksa, sonucun bir fikre bağlanmasını… Bu tip romanlar, dışardan bakıldığında, durağandır ve bu yüzden de genellikle ödev mahiyetinde okunur. Bana gelince, ben oldum olası karakterlerin ruh hallerini irdeleyen romanları severim. Sevmekten de öte, merak ederim. Genellikle birbirine benzeyen insanlar arasında büyüdüğümden, farklı tip düşünceleri, yaşam tarzlarını, kafa ve karakter yapılarını merak etmişimdir. İnsanlar hakkındaki tecrübelerimin – şayet tecrübe denebilirse- büyük bir kısmını kitaplardan edindim ben. İnsanı kitaplardan tanıdım; zaaflarını, bunalımlarını, sevinçlerini, kederlerini, hırslarını, bencilliklerini, iyiliklerini ilk anda hep okuduklarımdan öğrendim. Öğrendim ve sonra hayatta , yaşayarak görmeye başladım. Hem kendimde hem de başkalarında… Mizacen hemhal olmaya müsait bir yapım olsa da, birbirinden farklı o kadar çok karakter tanıdım ki, içinde bulunduğum bir olay yahut bir durum karşısında hep karşı tarafın da duygularını hissetmeye çalıştım. Bu yüzden psikolojik tahlillerin yapıldığı kitapların benim hayatımda farklı bir yeri vardır. Bu yüzden, bu tip romanların büyük bir kısmını, adeta bir macera romanı okurmuşçasına heyecanla okurum. Daha güvenli bulmamın da payı vardır belki; roman kahramanları size zarar vermez.

Julien Sorel fakir bir çiftçinin oğludur. Verrieres Kasabası’ndaki kilisenin papazından İncil ve teoloji dersleri alan genç adam, kendi sınıfından olan insanlardan hazzetmeyerek, zenginlik, güç ve itibar kazanmak isteğiyle yanıp tutuşmaktadır. Ne var ki, üst sınıftan insanlara da içten içe kin besler. Belediye başkanı, gösterişe düşkün ve kaba saba bir adam olan Bay de Renal, çocuklarına din dersi vermesi için genç Julien’e iş teklif eder. Böylece Julien, Bay de Renal’in evine yerleşir. Belediye başkanının genç ve güzel karısı Bayan de Renal, çocuklarına karşı ilgili bir annedir. Fakat sevgisiz bir evlilik yaptığından, belediye başkanı olan kocasıyla adeta birer iş arkadaşı gibidirler. Julien, Bay de Renal’in ona yüksekten bakan, kibirli konuşmalarından rahatsız olur ve öyle kinlenir ki, Bayan de Renal’i kendine aşık etmeye karar verir. Böylece, üst sınıftan biri tarafından sevilerek, aşığılık kompleksini yenecek, Bay de Renal’den intikam alacaktır. Olaylar Julien’in umduğu gibi gitmez, o da Bayan de Renal’e aşık olur ve haklarında söylentiler çıkması yüzünden kasabadaki başka bir evde öğretmenlik yapmaya başlar. Zekası ve İncil’e olan hakimiyeti dolayısıyla bir papaz okuluna parasız okumak üzere kayıt olur. Derken, Paris’in zenginleriden Marki, Bay Le Mole’un yanında çalışmaya başlar. Marki’nin kızı Mathilde, Julien’e aşık olur ve iki genç arasında gizli ve sancılı bir ilişki başlar. Julien’in başta, içine girdiği yükselme ihtirası, onu dibe çekmeye; kendini, aklına gelmeyecek durumlarda bulmasına sebep olur. Ve genç adam bunun bedelini en ağır şekilde öder.

Her ne kadar çetrefilli bir aşk hikayesi gibi görünse de, ‘Kırmızı ve Siyah’ kitabında Restorasyon Dönemi’ne, Katolik Kilisesi’nin içinde bulunduğu duruma, aristokratlara, burjuvalara, özgürlükçülere ve kralcılara, kısacası Fransa’nın o dönemdeki durumuna dair gözlem ve eleştirilerin yapıldığını belirtmek gerekir. Ana karakter Julien’in ruhsal durumları, iniş çıkışları en ince ayrıntısına kadar betimlenirken, her karakterin iç dünyasına inilmesi ve irdelenmesi açısından roman, psikolojik olma özelliği taşımakta.

Açık olmak gerekirse Julien benim sinirimi bozan bir karakterdi. Nitekim Bayan de Renal de öyle… Ruhsal tahlillerin dışında hoşuma giden pek bir şey olduğunu yazamayacağım. Bana göre tutkulu bir aşk da değildi hani… Fakat, şayet Fransa’nın o dönemki yapısına hakim olsaydım, Napoleon Bonaparte’ın sürgüne gönderilişi ve yaşanan Restorasyon Dönemi hakkında hakkı sayılır bir bilgi ve birikimim olsaydı, o zaman kitaptan çok daha farklı bir lezzet alabilirdim diye düşünüyorum. Kitabı okurken tarih bilgimin eksikliğini hissettim. Hissedince de psikolojik tahlillerin yapıldığı kısımlara daha çok ağırlık verdim. Ne var ki, o konuda da çok aşmış bir deneyim yaşamadım. Fakat, klasik eserler okumak önemlidir. Büyük yazarlar kolay yetişmiyor. Bu kadar kitap okuyorken, böylesi kült eserleri okumazsam şayet, yazarlara da kendime haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Ne yapayım, ben de böyleyim işte… 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.