KİTAP EVİ ENİS BATUR

media54f6e5c8de231.png
(0/10 Puan)

Kitap Evi Enis Batur

A+ A-

Yaşamak, çarpan bir kalpten daha fazlasıdır muhakkak. Daha fazlası nedir peki? O da kişiden kişiye değişir. Bana göre gerçek anlamda yaşamak, düşünmekle aynı şeydir. Düşünmeyen, düşünmekten kaçan, düşünmekten korkan bir kişinin yaşadığını söyleyemem. Düşünceyi harekete geçirmek, başka zihinleri tanımak ve o gözden hayata bakmaya çalışmanın en iyi yolu da okumak olsa gerek. Kafa dağıtmak için değil, kafayı toparlamak için okumak. Kendinle başbaşa kalmak için okumak. Kendiyle başbaşa kalırsa insan, o zaman hayatın hengamesinden uzaklaşarak kendisi ve hayat hakkında düşünmeye fırsat bulabilir. Tercih edilmiş yalnızlık… Kitaplar daha çok, yalnız insanların, kendini yalnız hisseden insanların tutkusudur. Kendini yalnız hisseden ancak, okudukça hiç de yalnız olmadığını anlayan insanların. Kitaplardaki insanlarla daha iyi anlaştığını, anlaşıldığını düşünen insanların…

Enis Batur, bir yurtdışı seyahati dönüşü kendisine miras kaldığını öğrenir. Ancak bu mirası kimin ve niçin bıraktığı kendisine açıklanmaz. Önemli olan yazarımızın bu mirası kabul etmesi yahut reddetmesidir. Bu, kimden kaldığı bilinmeyen miras ise, Dragos sırtlarındaki koruluk bir arazinin ortasında, içinde kırk bine yakın kitap bulunan camdan bir kütüphanedir. Yapılan teklif üzerine düşünüp taşınan Batur, en sonunda merak ve dürtüsüne yenik düşerek mirası kabul eder.

Enis Batur’un, kurgu ve gerçekliğin iç içe geçtiği kitabı, okuyucuya gerçek bir kitap tutkununun deneyimlerini ve düşüncelerini, izleme, tanıma ve anlama olanağı sunuyor. Kitap dünyasının insana getirdiği iyilik ve güzelliklerin yanı sıra, bedelleri de samimi bir şekilde paylaşılmış. Tabii ki, kitap yolculuğunu böylesi bir ustadan okumak oldukça keyif vericiydi. Her ne kadar kendisi kurgunun ana kahramanı gibi görünse de, aslında kitap ve kitap tutkusunu anlatan, bunu anlatırken deneyimlerinden ve gözlemlerinden yararlanan bir dış ses aslında. Kitabın kahramanı, yine kitaplar anlayacağınız.

Okuduğum neredeyse her satırda kendimden bir şeyler bulduğum, her kitap tutkununun da bulacağına emin olduğum bir kitaptı ‘Kitap Evi’. Hangimiz kitap okuyoruz diye sıkıcı, kitapları insanlara tercih ediyoruz diye asosyal, okumayı konuşmaya tercih ediyoruz diye depresiflikle suçlanmadık? Niye alınmadık? Çünkü onların, hayal dünyası olarak tabir ettiği dünyanın, gerçeğin ta kendisi olduğunu yaşayarak gördük, görüyoruz. Kitaplığımıza, evin en ücra köşesinde de olsa, gözümüz gibi bakmamız; biri güzel bir kitaptan bahsedince iştahımızın kabarması; dünya üzerinde yazılmış ne kadar kitap varsa, olmayacağını bile bile okumak istememiz ve… Daha yazacağım o kadar şey var ki, sonunu getiremem sanıyorum.

Kitap tutkunlarının çok seveceği ve yıllar geçse de tekrar tekrar okuyacağı, okumayı sevmeyenlere ise kitapları sevdirecek; ‘Çok Okunanlar’ listesindeki yerini sonuna kadar hakettiğini düşündüğüm ender kitaplardan biri ‘Kitap Evi’. Bir şiir, bir kitap okumamış gibi kötü olmamak dileğiyle…

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.