MECBURİYET STEFAN ZWEİG

mecbur
(0/10 Puan)

Mecburiyet Stefan Zweig

A+ A-

Savaş zamanlarıdır. Ressam Ferdinand savaştan kaçıp, karısı Paula ile birlikte İsviçre’ye sığınır. Bu tarafsız bölgede huzur bulacağına, her şeyden uzakta günlük hayatına devam edip resim yapacağına inanır. Ancak içini kemiren birtakım duygular, kafasını kurcalayan sorular vardır. Özgür olmak için kaçmıştır ancak özgür değildir. Ferdinand -ve özellikle de karısı- dünyadaki nüfuzlu kişilerin, savaşla alakası olmadığı gibi kimseyle savaşmak için bir sebebi de olmayan erkekleri savaşa zorladığını düşünür. Bir yandan vicdanı, hiçbir husumeti olmadığı insanları öldürmeye karşıyken, bir yandan vatanına karşı görevini yapmadığı için suçluluk hissetmektedir. Derken Alman Konsolosluğu’ndan bir mektup gelir. Askerlik için sağlık kontrolüne çağrılmaktadır. Ferdinand’ın ikircikli duyguları ve karmaşık düşünceleri zıvanadan çıkar. Büyük bir duygusal çatışma içerisinde olan adam çağrıya riayet mi edecek yoksa eğer giderse onu terk edeceğini söyleyen karısını mı dinleyecektir? 

Avusturyalı yazar Stefan Zweig ve karısı, 23 Şubat 1942’de, Brezilya’daki evlerinin yatağında, birbirlerine sarılmış halde ölü bulundular. Ağır dozda uyku ilacı almışlardı. Masasındaki intihar notunda ise bunlar yazılıydı: 

‘’Özgür iradem ve açık bir bilinçle bu yaşamdan ayrılırken, son bir sorumluluk yerine getirilmeyi bekliyor: Bana ve işimi yapmama huzurlu bir ortam sunan harika ülke Brezilya’ya içten teşekkürlerimi sunmak. Her yeni günle bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim, ruhsal anavatanım Avrupa kendi kendini yok ettikten ve ana dilimin dünyası yok olduktan sonra, dünyanın hiçbir yerinde hayatımı bu kadar severek yeniden kuramazdım. Ama altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. Ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. Bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmamın iyi olacağına inanıyorum. Ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu. Bütün dostlarımı selamlarım! Hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızılllığını görmek nasip olsun! Ben, her zamanki sabırsızlığımla önden gidiyorum.

Bu ölüm tüm dünyada büyük ses getirdi ve Zweig, kısa süre sonra bir isimden daha fazlasıydı… Kendisi son dönemlerde ülkemizde de çok popüler. Sevmesem de ‘’popüler’’ sözcüğünü kullanacağım çünkü gerçekten değer veriliyor, hissediliyor mu yoksa kitaplarının çoğu 100 sayfayı aşmadığı için mi tercih ediliyor, şüpheliyim. Öyküleri neden bu kadar çok okunuyor da biyografilerine o kadar rağbet yok, mesela? Kitap fuarına olan yoğun ilgi ve akabinde yayın evi çalışanlarının kitap alıcıları hakkındaki gözlemlerini okuduktan sonra, nicelik değil niteliğin önemli olduğunu bir kez daha görmek mümkün.

Stefan Zweig’ın ‘’Mecburiyet’’teki Ferdinand’la kendi arasında birçok benzerlik olduğu açık. Kendisi Brezilya’ya giderken ve orda kaldığı zamanlarda ne gibi hisler ve çelişkiler içindeymiş, kitabı okurken görebiliyoruz. Kitabı etkileyici ve zamansız yapan unsurlardan biri her insanın benzer çelişkiler yaşayabileceği, ikincisi ise kuşkusuz, gerçek oluşu. 

 

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.