MURPHY SAMUEL BECKETT

murphy
(0/10 Puan)

Murphy Samuel Beckett

A+ A-

‘’Yaşam diye bilinen sendrom tedaviye olanak tanımayacak kadar dağınıktır. Tedavisi mümkün her tanıya karşılık kötüleşen bir başkası ortaya çıkar. İnsanların gereksinmeleri bir kısırdöngü yaratır. Eksikliğin niceliği asla değişmez.’’

Keyifsiz ve şüpheci biri olan Murphy, eğitimli olmasına rağmen çalışmayı sevmeyen, ortamlara uyum sağlamakta zorlanan, yalnız ve isteksiz bir adamdır. Zaman zaman, sallanan sandalyesine çıplak bir şekilde oturarak kendini bağlamakta, ileri geri sallanarak kendini yok olmaya karşı koruduğunu düşünmektedir. Murphy’nin yakın arkadaşı ve akıl hocası olan Neary ise doğu mistisizmine meraklı garip bir adamdır. İstediği zaman kalbini durdurabilme yeteneğine sahiptir. Murphy ve Neary, bu iki acayip adam, bir araya gelerek meditasyon yapar, sohbet ederler. Bu sohbetlerden birinde konu aşk hayatlarına gelir. Murphy’nin kız arkadaşı Celia, bir fahişedir ve Murphy’e aşıktır. Ancak Murphy, mesleği sebebiyle, kadını dış dünyaya ait görür ve onunla birlikte olmak istemez. Bu yüzden de gel-gitlerle dolu bir ilişki sürdürürler. Celia, Murphy için endişelidir. Bu yüzden de sevdiği adam ondan iş bulmasını istediğinde derhal harekete geçer ve Murphy bir akıl hastanesinde çalışmaya başlar. Deliliği, bilinçli varoluşa karşı bir yakarış olarak görür. Ne var ki kendisi, onu özgürlüğe ulaştıracak deliliğe erişemez. Bunun yerine hiçliğe döner…

Murphy hiçliğe nasıl döndü? Aslında yazmakta bir beis görmüyorum çünkü ‘’Murphy’’ herkesin okumak isteyeceği bir kitap değil ama -yine de- bu yazıyı okuyan ve kitabı almaya karar veren bir kişi dahi olsa ayıp etmek istemem. Samuel Beckett daha çok ‘’Godot’yu Beklerken’’ kitabı -oyunu- ile biliniyor. Ben de kendisi ilk kez o kitapla tanıdım. Ama aslında onu ‘’Mutlu Günler’’ adındaki absürt ve hüzünlü oyununu okurken sevdim. Hatta ‘’Mutlu Günler’’ i bitirdikten sonra ‘’Godot’yu Beklerken’’i hiç anlamadığımı, hakkıyla okuyamadığımı fark etmiştim. ‘’Murphy’’ bir tiyatro oyunu değil, bir roman. Murphy, bir anti kahraman. Yazarın okuduğum diğer oyunlarında da olduğu gibi romana umutsuz, kötümser ve karanlık bir hava hakim. Ancak kitabı zor okumamın sebebi bunlar değil… Beckett okumayı sevsem de, onu anlamak ve kavramak benim için biraz zor olabiliyor, o yüzden de zaman zaman kendimi zorlamam gerekebiliyor. Ancak bu kitabında problem bende mi, hikayede mi, üslupta mı, yoksa çeviride mi, anlayamadım. Çok dağıldım, zor toparladım, düşe kalka okudum anlayacağınız. 

Bunları yazarken ‘’Godot’yu Beklerken’’i tekrar okumaya karar verdim. Belki bu sefer daha etkili bir okuma yapabilirim. Peki madem ‘’Murphy’’i okumak zordu, neden yarım bırakmadım da o kadar mücadele verdim? 

‘‘Peki neden beni değiştirmek için bunca çaba harcıyorsun? Beni artık sevmemek için mi?’’

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.