NAZIM HİKMET'LE 3.5 YIL ORHAN KEMAL

nazımla
(0/10 Puan)

Nazım Hikmet'le 3.5 Yıl Orhan Kemal

A+ A-

Mehmet Raşit Öğütçü yahut nam-ı diğer Orhan Kemal, 1938’de Niğde’de askerlik yaparken Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak, yabancı rejimler lehine propaganda ve isyana muharrik olmak suçlarından beş yıl hapse mahkum edildi. 1931 yılında sürgüne gönderilen babasının dönüşü ve sonrasındaki girişimiyle yazar, Bursa Cezaevi’ne nakledildi. Nazım Hikmet’le karşılaşması onun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Ondan Fransızca, siyaset ve felsefe dersleri aldı, sohbetlerde ve paylaşımlarda bulundu. Edebi anlamda da kendisine farklı bir yol çizdi…

1940 yılında Bursa Cezaevi’nde bulunan Orhan Kemal, Nazım Hikmet’in de aynı hapishaneye getirileceğini duyduğunda büyük bir heyecan yaşar. Zira kendisine hayrandır fakat o zamana dek yolları kesişmemiştir. Kemal bu sıralarda hapishane kaleminde, sabıka defterlerinde çalışmaktadır. Katipten aldığı haberi büyük bir heyecanla arkadaşlarıyla paylaşan Kemal, Nazım Hikmet’i ilk görüşünde mesafeli bulsa da birkaç saat içerisinde ne kadar samimi biri olduğunu keşfeder. O zamanlar şiir yazan Kemal, yazdıklarını büyük bir heyecanla Nazım’la paylaşır. Fakat beklediği beğeniyi göremez. Şiirleri kötü bulunur, hatta berbat… Derken, Nazım’ın eline bir düz yazı geçer. Heyecan ve beğeniyle okuduğu sayfaların sahibini sorar. O kişi Orhan Kemal’dir! Nazım, okuduklarını o kadar beğenir ki o günden sonra  Kemal, şiiri bırakıp düzyazıya ağırlık verir. Bu dönemlerde Nazım da ünlü eseri ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ üzerinde çalışmaktadır. Kendisi hüzünlü, içli ve isyankar olmasına rağmen bir o kadar da neşeli ve mizah duygusu kuvvetli biridir. Nihayet Orhan Kemal’in beş senelik cezası biter. O gün geldiğinde, Nazım için yazdığı şiirleri ona verir. Hüzünlü bir vedadan sonra Orhan Kemal, Adana’ya gider. Nazım Hikmet’le geçirdiği üç buçuk senelik mapushane arkadaşlığı da burada son bulur.

Sosyal medyada Nazım Hikmet oldukça rağbet görüyor. Bir olay oluyor, herkes  mütemadiyen onun şiirlerini ve sözlerini paylaşıyor. Önceleri bu tip paylaşımları yapan insanların, Nazım Hikmet’in kitaplarını okumuş, hayatını ezberlemiş kişiler olduğunu sanıyordum. Ancak yakından bakınca gördüm ki bu hayran kitlesi, onun bir tek kitabını dahi okumamış olan kuru bir kalabalık. Okumuş ve onu tanıyanlar, yakından takip edenler ise zaten yapmacıklıktan uzak olduklarından hemen anlaşılıyorlar. Ben kendisinin ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ ve ‘Piraye’ye Mektuplar’ olmak üzere iki kitabını, bununla birlikte oradan buradan birkaç şiirini okumuş biriyim. Okuduklarımda, etkilendiğim birçok yer olmasına rağmen, maalesef Nazım Hikmet hayranı biri değilim. Bu kitabı okurken de –ve hatta alırken- Orhan Kemal’in kaleminden bir anı kitabı okuyacak olmam önemliydi, benim için. Orhan Kemal’in dil ve üslubunu, değindiği konuları ve oluşturduğu karakterleri hep sevdim. Sıradışı bir şeyler bulmak, düşüncesini dikte ettirmek ya da bir yönüyle öne çıkmaya çalışmak gibi bir çabası olmadığını hissettiğim için her kitabını ilgiyle okudum. Sıradan insanların olağan yaşamları, onu kaleminden çıktığında olağanüstü bir hal alıyor bana göre…

‘Nazım Hikmet’le 3.5 Yıl’ öncelikle çok güzel bir anı kitabı. elimden bırakamadan, merakla okudum. Edebi yanlarının yanı sıra, onları sıradan insanlar olarak hayal etmek, esprilerine, öfkelerine, serzenişlerine şahit olmak çok keyifliydi. Orhan Kemal neler düşünerek hapse girmiş, günlerin bitmesini nasıl sabırsızlıkla beklemişti kim bilir. Nereden bilebilirdi ki Bursa Cezaevi’nden derin bir üzüntüyle ayrılacak? Biz de bilemeyiz işte…

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.