NE KİTAPSIZ NE KEDİSİZ BİLGE KARASU

media5697bdcd270a7.png
(10/10 Puan)

Ne Kitapsız Ne Kedisiz Bilge Karasu

A+ A-

Biz insanlar, eksikliği halinde yaşayamayacağımızı söylediğimiz ne çok şeyi sıralayabiliriz bir çırpıda… Bizim olduğu için, en azından bir süre daha bizim olduğuna inandığımız yahut hiçbir zaman kaybetme ihtimalini düşünmediğimiz için, rahatlıkla bu tip yargılarda bulunabiliyoruz. Ne kadar az tanıyoruz kendimizi, yani insanı. Kimilerinin yaşamamayı seçmek gibi bir şansı da vardır elbet. Ama ya böyle bir tercih hakkı olmayanlar? Bu noktadan sonra, Tezer Özlü’nün acıtan ama bir o kadar da gerçekçi şu sözü geliyor aklıma: ‘Herkes herkessiz yaşar.’ Herkes herkessiz ve her şeysiz yaşar, yaşamak zorundadır ve yaşam, onlarsız yaşamayı öğretir insana. O, nasıl bir yaşamaktır, nasıl bir yaşamdır, yaşam nasıl bir anlama bürünür, ayrı bir konu, yaşamadan bilinmez… Evvelden ben de onsuz/onlarsız yaşayamayacağım bir çok şey ve kişi sıralayabilirdim şüphesiz. Ama olmuyor. Düşünmek ve farketmenin, yüzleşmenin bedelini ödüyoruz. Bize duygusuz, soğukkanlı diyorlar. Canımızın ne kadar acıdığını, acımış olacağını bilmiyor, görmüyorlar. Bu kadar çok ölüm varken, o ölülerin sahipleri bile yaşayabiliyorken, sadece olma ihtmal dahilindeki bir durum hakkında konuşmaktan imtina etmemizi yadırgıyorlar. ‘Eyvallah’ deme çabamızı, o noktaya gelene kadar neler yaşadığımızı anlayamıyorlar. Doğduğumuz an insan olmaya mahkum edildik. İster idrak edelim, ister etmeyelim…

Bilge Karasu’nun, özellikle ismiyle dikkat çeken ve bu yüzden popüler olma tehlikesiyle karşı karşıya olan kitabı, sekiz tane denemeden oluşuyor. İnternette yaptığım araştırmalara bakılırsa, kitabın içeriği adı kadar sevilmemiş. Ne kadar mutlu olduğumu tahmin etmişsinizdir. Bazı yazarları herkesin okuması ve sevmesi gerekmiyor. Zira sevilen şair ve yazarların sözlerinin nasıl heba edildiğini hepimiz görüyoruz. Karasu’nun hayat, insanlar, insan ve hayata dair şeyler, ve elbette kitaplar ve çok sevdiği hayvanlar hakkındaki denemeleri, onun özgün ve zengin dil ve üslubuyla birleşince birbirinden keyifli denemeler çıkmış ortaya. Özellikle kitap yığmak, okumak, kitap okuma eylemine yapılan atıflar, bir nesne olarak kitaptan kopabilmek adına yaptığı yorumlardan kendi adıma çok şey çıkardım ve düşündüm. Denemelerini en az diğer kitapları kadar sevdim, diyebilirim.

İflah olmaz bir hayvan sever değilim ancak Karasu’nun kitaplar kadar, hayvan sevgisi hakkında yazdıkları da beni oldukça etkiledi ve düşündürdü. Yine de bütün denemelere, kitabın adından yola çıkarak bir atıf yapmak mümkün değil. Çünkü Karasu bir çok konuya değinmiş. Kendisi, hakkında objektif yorum yapamayacağım bir yazar. Ama onun bu kitabını, sıkıcı ve samimiyetsiz bulanları yeriyor yahut Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü aldığı için övüyor da değilim. Karasu bir solukta okunacak bir yazar asla değil. Onun cümleleri sakin, dikkatli ve düşünülerek okunması gerekiyor, bence…

‘Hayvan sevmeyen insan sevmez.’ Lafını seneler evvel ilk duyduğumda çok saçma bulmuştum. O zamanlar insanları severdim. Öte yandan, çok samimi olamasam da hayvanlara karşı her daim muhabbet beslemişimdir. Sonra seneler geçti ve bu günlere geldim. Bu süreçte kitaplarıma olan sevgimin dışında, hayvanlara olan sevgim ve ilgim de arttı. Ama gelin görün ki, hayvanları sevdikçe insanlardan soğur oldum. Yani hayvanları sevmeme rağmen insan sevemedim. Ve sonunda insanlardan vazgeçtim artık, en büyük hayalim bir gün bir baykuşumun olması. Bunun yanında, kısmette varsa şayet, kitapsız ve sevdiğim bir kaç kişi olmadan da yaşar, yaşamaya çalışırım. Buna yaşamak denirse… Ama gönül ister ki ne kitapsız  ne sevdiklerimden yoksun yaşayayayım. Gönül ister, kimse yaşamasın. Ben diliyorum, takdirse O’na kalmış…

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.