ÖLÜ CANLAR NİKOLAY V. GOGOL

media550ac0f935ffc.png
(0/10 Puan)

Ölü Canlar Nikolay V. Gogol

A+ A-

Bir kitapla hayat değişir mi? Değişebilir, mümkündür. Benimse başıma henüz böyle bir şey gelmedi. Çok düşündüğüm, dünyadan uzaklaştığım, başıma ağrılar sokan, yeni kararlar almama sebep olan kitaplar oldu ama hayatımın değiştiğini söyleyemem. Değişen hayatım değildi. Hayat, insanlar aynıydı yine ama ben aynı değildim artık. Nasıl olabilirdim? İnsan değişince, çevresini algılayışı ve yorumlayışı da değişiyor haliyle. Bir tek şey yeterli olmadı benim için hiçbir zaman. Hep bir şans daha veren, bir kez daha deneyen biri olduğum gibi, bir tek kitapla da tatmin olmadım. Bundandır bu kadar çok okuduğum ve az çok anlıyorum kitaplardan neden bu kadar korkulduğunu. Bir kitap, en az bir-iki günlük yolculuk demek. Bir yandan okurken, bir yandan hayal etmek demek. Hayal etmek demek, zihinde canlandırmak, canlandırdığının üstüne düşünmek demek. Dışarıdan bakıldığı kadar basit deği yanil. Bu yüzden de kitaplardan korkulması kaçınılmaz. Düşünceden, düşünmekten korkulan bir yerde, kitaplardan da korkulur elbet. Bugün yine bir, ‘’Çok Satanlar’’ listesinin önünden geçtim de üzüldüm. O kadar çok kafa dağıttıracak (!) kitap yazılmış ki, sonunda dağılanlar nasıl toplanacak Allah bilir!

Pavel Ivonaviç Çiçikov, bir süre gümrük dairesinde görev almış, ardından kaçakçılarla ortaklık yaptığı için işten atılmış, orta yaşlarda bir adamdır. Çocukluğundan beri en büyük hayali zengin ve saygın biri olmaktır. Çıkarları uğruna, soylulara dalkavukluk yapmaktan çekinmez zira, planının işlemesi için buna ihtiyacı vardır. Rusya’da şehir şehir dolaşan Çiçikov, toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almak istemektedir. Feodal sistem yasalarına göre, toprak sahipleri, topraklarının sınırları içinde yaşayan insanların sayısına göre vergi ödemekle mükelleftirler. Çiçikov ise, bu belgeleri toplayarak mevcut olmayan mülkünü rehine koymak suretiyle para alacaktır. Böylesi bir pazarlığa girdiği için halk onu varlıklı biri zannetmektedir. Bu alış verişten iki tarafın da karlı çıkacağı düşünülse de, Çiçikov’un isteğinde bir gariplik dikkat çeker: Kurnaz adamın isteği yaşayan, sağlıklı köylüler değil, ölü canlardır. Çiçikov’un planı işlemektedir, ta ki çiflik sahibi Nozdriev’e esas amacını ağzından kaçırıncaya kadar. Kentte düzenlenen partide insanların ilgi ve saygısına mazhar olan Çiçikov, Nozdriev’in salona girip, kendisinin ölü canlar satın alan aptal bir adam olduğunu söylemesiyle Çiçikov’un planı sekteye uğrar. Başta konunun üstüne dişmeyen halk, zamanla ölü canları konuşmaya başlar. Herkesin amacı, bu muammayı çözmeye çalışmaktır ancak, o sıralarda hasta olup evden çıkmayan Çiçikov’un olanlardan haberi yoktur. İyileşip evden dışarı çıktığında ise, konuşulanları duyunca canı sıkılır ve kenti terk eder. Ancak aylar sonra tekrar geri dönecektir…

Gogol’un üç cilt olarak tasarlanan romanının fikir babası, çok sevdiğim yazarlardan biri olan Puşkin. İlk bölümde sahtekar ve düzenbaz olarak karşımıza çıkan Çiçikov, ikinci bölümde vicdan sahibi biri olacaktı ki eğer, Gogol geçirdiği buhran sonucu el yazmalarını yakmasaydı… Basımda, kurtarılan kısımların üzerine uygun metinler yazılmış ancak, ikinci bölüm yine de yarım kalmış, üçüncü bölüm ise bulunmamakta. Gogol’un bipolar rahatsızlığı olduğundan ve depresif haldeyken buhran geçirip yazdıklarını ateşe attığından, ardından yaptığının farkına varıp kağıtları kurtarmaya çalıştığından bahsedilse de, rahatsızlığının ne olduğunu tam olarak bilmek, artık pek de mümkün değil sanıyorum. Kurguya olan hakimiyeti, yarattığı karakterlerin canlılığı ve özellikle kullandığı dil ve üslupla öne çıkan bir yazar Gogol. Kendisini ilk defa okumama rağmen, sanki daha önce birçok kez okumuş gibi hissettim. Sanıyorum burada, tarzını Puşkin ve Gonçarov’a benzetmemin etkisi yadsınamaz.

Yayımlandığı dönemde tepki üstüne tepki çeken,ikinci cildinin yazımı Gogol’un on yılını alan bu önemli eserde anlatılan kişiler, hiç de yıllar öncesinde yaşıyor gibi değiller. Rüşvetçiler, asalaklar, dalkavuklar ve sahtekarlar… Gogol’un mükemmel üslubuyla, bütün bunlarla yüzleşmek pek de kolay olmasa gerek. Ne var ki, yarım kalan ikinci bölüm ve hiç yazılamayan üçüncü bölümle bile, bu kadar tepki ve ilgi çekmişse, tamamlansaydı ne olurdu, düşünemiyorum doğrusu… Bitmemiş bir film, bir tablo ne kadar etkili olur bilemiyorum ama, kitabın yarımı bile yetiyor, düşünmekten korkan insanoğluna…

 

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.