RÜYANIN ÖTE YAKASI URSULA K. LE GUİN

ruya
(0/10 Puan)

Rüyanın Öte Yakası Ursula K. Le Guin

A+ A-

Rüyalar, bilinçdışı ve sembollerle ilgili kitaplar okumayı çok seviyorum. Freud’un rüyalarla ilgili kitaplarından sonra Jung’un ‘İnsan ve Sembolleri’ni okurken de çok keyif aldım. Açıkçası düşlerin gelecekle ilgili haber ve bilgi vermesinden çok bilinçdışıyla olan ilişkisi  ilgimi çekiyor. Rüyalarımda bana herhangi bir şey malum olmaz ancak duygularımla ilgili  birçok farkındalık kazanırım. Hislerimle ilgili sağlamaları ayıkken yaşadığım tecrübelerden çok uykuda gördüğüm rüyalarla sağlarım. Bu, burada, benim anlatacağım bir konu değil ama içinizde rüyalara meraklı olan birileri varsa belki bu tip analizler ilgisini çekebilir. Tabii bu tek başına yapılacak bir şey değil. Rüyalar herkese de anlatılmaz, anlatılmamalıdır. O yüzden hem işinin ehli, hem de güvenilir birisine ihtiyaç var.  Freud’un rüyaları, bilinçdışına giden kral yolu olarak nitelendirmesini tekrar düşünürseniz anlayabilirsiniz.

Teknik ressam George Orr, gördüğü rüyalarla gerçeği değiştirme gücüne sahiptir. Genç adam, bu yönünü keşfettiğinden beri tedirgin olup huzurlu bir uyku uyuyamamaktadır. Bir süre sonra uyku uyumamak için ilaç almaya başlar. Fakat başkasının ilaç kartını kullanmak suretiyle yasaları ihlal eden George, yakalanır ve akıl hastanesine yatırılma tehdidiyle terapiye yönlendirilir. Psikiyatr ve uyku araştırmacısı William Haber, George’un terapisini üstlenir. Genç adam terapistine, etkili rüyalarının gerçeği değiştirebildiğinden söz eder. Haber önceleri buna inanmaz fakat zaman geçtikçe  gözlem ve deneylerle George’un gücünü farkeder ve bunu, dünyayı değiştirmek için kullanmaya karar verir. Beyin dalgalarını kontrol eden makinesini George’a bağlar, deneyler yapar ve genç adamın bu yetisini geliştirmeye çalışır. Böylece bir dizi alternatif gerçeklik elde eden Haber, George’a uyku esnasında yaptığı telkinlerle dünyayı daha iyi bir yer yapma çabası içerisindedir.

Haber’in niyeti iyi olsa dahi tartışmalıdır elbette. Le Guin’in 1971 yılında yazdığı kitaptaki hikaye 2002 yılında Portland şehrinde geçmekte. Kitap, Türkçe olarak ilk kez 2011 yılında yayımlanmış.  Ana dilinde ilk kez, bir bilim kurgu dergisinde okuyucuyla buluşmuş ve 1972 yılında en iyi roman ödülünü almış. 1980 ve 2002 yıllarındaysa televizyon filmlerine uyarlanmış. Bir yanda gücünün farkında olup, bundan kurtulmak isteyen ve normal insanlar gibi yaşamak için çabalayan George; öte yanda dünyayı değiştirmek için, etik değerleri çiğneyip tanrıcılık oynamak isteyen Haber… Haber ne kadar dünyayı iyi bir yer haline getirmeye çabalasa da, evdeki hesabı her zaman çarşıya uymuyor. Barış, para, bolluk ve her şeyin insanoğlunun faydasına olması dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeyebiliyor.

George Orwell ve  Aldous Huxley gibi yazaların kitaplarına da göndermeler yapan roman, ilgi çekici ve merak uyandırıcı olsa da beni bazı yönlerden tatmin etmedi. Bunlardan bazıları; olayların çok hızlı cereyan etmesi, birtakım olaylarda neden-sonuç ilişkisine vakıf olamamam ve dolayısıyla kurgudaki bazı yerlerin havada kalması ve son olarak kitabın heyecanlandırmayan finali… Kitaba başladığımda terimler üstüme üstüme gelse de kısa süre sonra alıştım ve Le Guin’in dil ve anlatımında –çeviride demek mi daha yerinde olur bilemedim- herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Kitabı beğendiğimi söyleyeyim. Ama yalan söyleyecek de değilim; bir ‘Mülksüzler’ değil hani… 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.