SOFİE’NİN DÜNYASI JOSTEİN GAARDER

media5335a56532a7c.png
(10/10 Puan)

Sofie’nin Dünyası Jostein Gaarder

A+ A-

Neden, ‘Ölmeden Evvel Okunması Gereken Kitaplar’ listesinde olduğunu, okuduktan sonra çok ama çok daha iyi anladım bu kitabın. Vaktiyle çok sevdiğim bir hocam da şiddetle tavsiye etmişti. Satın alalı çok uzun zaman olmasına rağmen, kendimi hazır hissedip, yeni okudum.

Yaşıtları gibi rutin bir hayatı olan on beş yaşındaki Sofie, posta kutusunda kendi adına gelmiş ancak üstünde ne gönderenin ismi, ne de pulu olan bir zarf bulur. Zarfın içinden, üstünde ‘Kimsin sen?’ yazan küçük bir kağıt çıkar. Buna şaşıran ve anlam veremeyen Sofie, soru hakkında düşünmeden de edemez. Çünkü bu esrarengiz mektuptan sonra Sofie’nin hayatı asla eskisi gibi olmayacaktır. Kendisine gelen her mektupta felsefeye dair bir şeyler öğrenmeye başlayan Sofie, bu mektuplardan müthiş zevk alır. Mektubun yazarını da merak etmektedir tabii.  Sofie’ye bu esrarengiz mektupları yazan kişi Alberto Knox’tur. Sık sık Alberto’yla görüşmeye ve felsefe sohbetleri yapmaya başlayan Sofie, bir süre sonra bazı gariplikler hissetmeye başlar ancak bunlara tam olarak bir anlam veremez. Çünkü aslında, ne Sofie ne de Alberto gerçekte vardırlar. Onlar, BM taburunda görevli olan bir binbaşının, kızı Hilde’nin on beşinci yaş günü için hazırladığı sürprizin birer  parçasıdır sadece...

Felsefe bana her zaman karışık gelmiştir, bunu zaman zaman dile getiririm. O yüzden de uzun zaman uzak durdum. İlk olarak Oruç Aruoba ile bir nevi giriş yapmış bulunmuş ve çok sevmiştim. Derken o günlerden yaklaşık bir sene sonra, ‘Sofi’nin Dünyası’nı okumuş oldum. Ve çok ama çok sevdim. Kurgu başlı başına ilginç zaten. En ağır felsefe konuları dahi o kadar güzel anlatılmış ki, insan bir şeyler öğrendiğinin ya da öğretildiğinin farkına dahi varmıyor. Haliyle konu felsefe olunca, okuyucu pasif kalmıyor. Çünkü kişi, okudukları karşısında sürekli sorgulama ve düşünme halinde olduğundan, hep aktif. Derken aradaki hikayeler, okuyucuya nefes aldırıyor. Böylece bir sonraki felsefe dersine hazırlanmış oluyorsunuz. Yazarın dili oldukça akıcı ve sade. Sanki kitap okumuyor da sınıfta ders dinliyor gibiydim.

Bu kitabın da, kitap okumayı seven- sevmeyen herkes tarafından, mutlaka ölmeden evvel okunması gerektiğini düşünüyorum. Bilginize sevgili takipçilerim...

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.