UNGENACH THOMAS BERNHARD

media56cea0e0e50f2.png
(0/10 Puan)

Ungenach Thomas Bernhard

A+ A-

Ülke dışında yaşayan Avusturyalı akademisyen Bay Robert, vasisinin ölümü üzerine miras sahibi olur. Ancak bu mirası kabul etmeyerek, akrabaları arasında bölüştürmek istemektedir. Bu meseleleri halletmek için memleketine dönen adam, burada geçmişiyle yüzleşecek, geçmişinin bugünkü yaşamına yansımalarıyla mücadele etmek zorunda kalacaktır. Bunların yanı sıra, Noter Moro’nun konuşmaları, kardeşi Karl’ın mektupları ve kendi iç sesi de onu rahat bırakmayacaktır. Ungenach malikanesi ve arazisini elden çıkararak Avusturya ile tüm bağlarını kopartmak isteyen Robert, bu vesileyle geleneklerinden de kurtulacaktır.

Thomas Bernhard’ın geleneklere, gerekliliklere ve köklere baş kaldırdığı 74 sayfalık kitabı, üslubuyla öne çıkıyor. Birinci tekil şahısla başlayan anlatım, diyaloglara, ardından monologlara dönüşürken, okurun karşısına kahramanın kardeşinden gelen mektuplar çıkıyor. Bununla birlikte, yazarın Avusturya toplumsal ve düşünsel hayatına olan öfkesini de apaçık görmek mümkün. Neredeyse hakarete varacak sertlikçe cümlelerin rahatsızlık verdiğini söylersem yazara haksızlık etmiş olurum. Zira, ‘Ungenach’ elimden bırakamadan birkaç saat içerisinde okuyup bitirdiğim bir kitaptı. Yaptığı bütün eleştirilere rağmen, Bernhard’ın bir ideolojinin savunuculuğu yaptığını söyleyemem çünkü yeri geldiğinde her türlü politik ve ideolojik gruba yönelik eleştirilerini yazmaktan çekinmemiş.

Yazarın isyankar ve geleneğe böylesine kafa tutan cümlelerini okuyunca, hayatını da araştırmadan edemedim. Thomas Bernhard 1931’de gayri meşru bir çocuk olarak Hollanda’da doğar ve çocukluğunu annesi ve onun ailesiyle birlikte Avusturya’da geçirir. Dedesinin yazar olması Bernhard’ın edebiyat ve müzik zevkinin gelişmesinde etkili olur. Küçük yaşlardan beri akciğer rahatsızlığı çekmesi, iki yılı aşkın bir süre senatoryumda yatmasını gerektirir. Hastalığı atlattıktan sonra müzik eğitimi görerek gazeteler için muhabirlik yapar. 1957’den sonra serbest yazarlık yapan Bernhard, 1989’da evinde ölür.

II. Dünya Savaşı sonrası Alman Edebiuyatı’nın en önemli yazarlarından sayılan Bernhard’ın  okuduğum ilk romanıdır ‘Ungenach’. Ama görünen o ki, yazarın genel olarak tüm eserlerinde Avusturya’ya karşı büyük bir öfke, taşra insanın tutucu, bencil ve dışlayıcı tavrına sert tepkileri göze çarpıyor. Ben kitabı okurken Avusturya’yı, sadece orada yaşayan insanları düşünmedim. Zaten Avusturyalı hiçkimseyi tanımıyorum. Ama çizdiğim cümlelere baktığımda, yazarın, oralı buralıya değil, insanın kendisine, insana dair yazdığını söylemek mümkün. Evet sert, evet insanın yüzüne çarpıyor bazı şeyleri ama yalan söylediğini kim iddia edebilir? Bence böyle sert üsluplara da ihtiyaç var. ‘Dinle Küçük Adam’ geldi bir anda aklıma…

‘Ungenach’ ı beğenerek okumam, yazarın diğer kitaplarını da okuma isteği uyandırdı bende. Adını çok duyduğumuz bir yazar değil Thomas Bernhard. Yukarıda yazdıklarımla kitabı ne kadar anlatabildim bilmiyorum. O yüzden, çizdiğim birkaç cümleyi paylaşmak istiyorum. Belki fikir verir, belki vaktinizi 74 sayfalık bir anlatıya ayırabilirsiniz…

 

‘’…yapıyor, ediyor, değiştiriyoruz, gerçekten yapıp edip değiştirmeden… vaktimiz de yok kafa patlatmaya, kafamız var mı yok mu diye düşünmeye…

… komünizm, sosyaliz, demokratizm dünya çapında, gülünç bir mazoşizm kılığında…

…insan acımasızlığına karşı muazzam bir enerji geliştirmek lazım, (…) gayretkeşlikle, bu mektepli alçaklığıyla mücadele etmenin sancısı, perişanlık falan onlara hiç girmiyorum, ölümcül şeyler…

Bir çok çehrede aptallıktan başka bir şey görünmüyor ve bütün bu çehrelere aptallıktan başka bir şey vehmetmenin ya da onlarda başka bir şey aramanın ve kavramaya çalışmanın kendisi aptallıktan başka bir şey değil…

Hayatımız üzerinde hakkımız varmış, onun hakkında hiçbir şey bilmediğimiz için.

Yargılar. Beyindeki toplu mezarlar.’’

 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.