YAŞADIĞIMI İTİRAF EDİYORUM PABLO NERUDA

media574dcf086506f.png
(0/10 Puan)

Yaşadığımı İtiraf Ediyorum Pablo Neruda

A+ A-

‘’İnsan, hayatında bazı şeyleri unutur. Benim de hayatımda unuttuğum anlarım vardır. Onlar toz olmuştur ya da kırılan bir bardağın artık birleştirilemeyen parçaları gibidir. Benim anılarım, hayaletlerle dolu bir galeridir. Belki ben kendi hayatımı değil de, başkalarının hayatını yaşadım. Bu sayfalarda geriye bıraktığım anılar arasında bazıları sararmış yapraklar gibi yere düşecek, ölecektir. Oysa, bazı anılarım zamanla yeniden canlanacak, yeniden hayat bulacaktır. Benim hayatım, bütün hayatlardan oluşmuş bir hayattır. Bir şair hayatıdır.’’

Neruda, hayatını anlattığı kitabına bu cümlelerle başlar… Gerçek adı Ricardo Eliezer Neftali Reyes Basoalto olan şair, 1904 yılında Şili’de, demiryolu işçisi bir babanın ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Annesini küçük yaşta kaybeder ve henüz 13 yaşındayken yerel bir gazetedeki makalelere katkıda bulunmaya başlar. Daha sonra Çek şair Jan Neruda’dan esinlenerek, Pablo Neruda takma adıyla bir edebiyat dergisinde yazmaya başlar. Kitapları yayımlandığı sırada, bir yandan da üniversite’de Fransızca ve pedagoji okumaktadır.  Sonraki yıllarda hükümet elçisi olup çeşitli yerlerde görev yapar. İspanya İç Savaşı, Neruda’nın hayatında büyük önem teşkil eder. Zira, o zamandan sonra eserlerini daha çok siyasi ve sosyal konular üzerine yoğunlaştırırken, ülkesi ve dünyanın daha iyi bir yer olabilmesi için çaba sarfetmeyi de aklına koyar.

Pablo Neruda’nın çocukluğundan son anına kadar yaşadıklarını paylaştığı kitap, yazarın ölümünden iki sene sonra yayımlanmış ve Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş. Serüvenlerle dolu, dopdolu bir yaşam onunkisi… İlginç. Bunun yanı sıra, Neruda’nın şiirlerine aşina olsam da, bir anıda bu kadar şiirsel bir anlatıma şaşırmadan edemedim. Özellikle henüz siyasi ve toplumsal olaylara karışmadığı çocukluk döneminde, annesinin kaybını, büyüdüğü yerleri, okuldaki hallerini ve hayallerini anlattığı kısımlar müthiş etkileyici geldi bana. Tasvir ettiği şeyler eskide kalmış olmasına rağmen o kadar ince ayrıntılara kadar tarif etmiş ki, insan böyle bir hafızayla nasıl bir ömür yaşayabilir ve nasıl özlem duymaz yahut canı acımaz, bilemiyorum. Hatırlamak bir nimetse, unutmak da en az onun kadar değerli bir nimet. Ancak işte, tam manasıyla bir unutmadan söz edilebilir mi? Edilemezmiş. Freud’un yalancısıyım…

Çocukluğu ve yaptığı görevler dışında, Neruda’nın yolunun kesiştiği insanlar da dikkat çekici: Che Guevara, Nazım Hikmet ve Salvador Allende bunlardan birkaçı… Şiir ve sanata olan tutkusu hayatının her döneminde önemli bir yer teşkil ediyor. Öyle ki, ülke değiştirdiği hatta kaçtığı zamanlarda bile yazmayı bırakmıyor. Bir sürü maceranın sonundaysa, ’73 askeri darbesinden sonra evi basılıp kitapları yağma ediliyor ve bir süre sonra hayatını kaybediyor. Neruda’nın şiirlerini okuyan, seven ve hayatını merak edenler için sanıyorum tek kitap bu olsa gerek. Anı, biyografi, otobiyografi okumaktan hoşlananlar da beğeneceklerdir. Çok severek okudum kitabı ve çok beğendim. Ancak çocukluğunu okumaktan da çok keyif aldığım bir unsur var ki, o da kitabın adı… Bir anı için, ‘Yaşadığımı İtiraf Ediyorum’ kadar güzel bir isim olabilir mi? Her şey bir kenara, böyle bir ad için bile okunur bu kitap… ‘İlla ki bir şey mi yapmak lazım? Bu dünyaya hiç gelmemiş gibi, buradan hiç yaşamamışçasına gitmek belki de en iyisi.’ Diye düşündüğüm sırada, Neruda’nın bu itirafı beni duygulandırmasın da ne yapsın? 

Benzer Kitaplar
YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.