BİRAZ DA İZLEMEK LAZIM...

28 Mayıs 2014

A+ A-

Film izlemek ve kitap okumak arasında bir seçim yapmam gerekse, hiç kuşkusuz ve tereddütsüz kitap okumayı tercih ederim. Bilmediğim ve henüz çözemediğim sebeplerden ötürü, sinema dışında, evim de dahil olmak üzere, hiçbir yerde film izleyemiyorum. Sanıyorum sinemada, filmi izlemek ve en fazla patlamış mısır yemek dışında yapacak bir şey olmadığı için daha iyi konsantre olabiliyorum. Ancak, ne zaman evimde film izlemeye kalksam, iki saat boyunca elim boş oturmaktan sıkılıyorum ve aklım okuduğum kitaba gidiyor. Bir süre sonra filmi izlemek yerine, kitabımı okumayı tercih ediyorum.

Bundan yaklaşık 2-3 sene evvel, bir araştırma yapıp, izlemeyeceğim filmlerin listesini oluşturmuştum. Ne mutlu ki, bazılarını izlemeyi becerebildim. Yalnız sadece izleyebildim. Kendimce bir yorum yapmaktan, düşüncelerimi ifade etmekten acizim ne yazık ki. Geçtiğimiz günlerde Dücane Cündioğlu’nun ‘Sinema ve Felsefe’ adlı kitabını okurken bahsettiği filmleri çok merak ettim. Kendim, ne zaman izlerim, ne kadarını izlerim bilemiyorum. Fakat, belki içinizde merak edip, izlemek isteyenler olabilir diye, kendi çıkardığım listeyi paylaşmak istiyorum. Listedeki isimler, aynen kitapta geçtiği gibi. Kiminin yönetmenini, kiminin oyuncusunu parantez içinde belirttim. Hepsini teker teker araştırdım. Çoğunun alt yazılı versiyonu internette mevcut.

‘Sinema ve Felsefe’ kitabında geçen filmlerin uzunca listesi aşağıdaki gibidir;

Fahrenheit 451

Pi (Darren Aronofsky)

Equilibrium (Kurt Wimmer)

Capote (Bennett Miller)

Infamous (Douglas McGrath)

Tous Les Matins Du Monde (Alain Corneau)

Fanny Och Alexander (Ingmar Bergman)

Das Shlangenei (Ingmar Bergman)

Equus (Sidney Lumet)

A Bittersweet Life

Black Swan

Sonsuzluk ve Bir Gün (Theo Angelopoulos)

Andrei Rublev (Tarkovsky)

Nostalghia (Tarkovsky)

L’Inhumaine (L’Herbier)

Das Cabinet des Dr. Caligari (Robert Wiene)

L’Annee Derniere a Marienbad (Alain Resnais)

Lady In A Cage (Walter Grauman)

A Clockwork Orange

Das Weisse Band (Michael Haneke)

Antichrist (Lars Von Trier)

Melancholia (Lars Von Trier)

Offret (Tarkovsky)

Dogville (Lars Von Trier)

Raşomon (Kurosawa)

The Cook, The Thief, His Wife and Her Lover (Peter Greenaway)

Twelve Monkeys (Terry Gilliam)

Karakter (Mike Van Diem)

Blow-up (Michaelangelo Antonioni)

Salo ve Sodom’un 120 Günü (Pier Paolo Pasolini)

Five Minutes Of Heaven (Oliver Hirschbiegel)

Hakuchi (Kurosawa)

L’Homme Qui Aimait Les Femmes (Truffaut)

Boccaccio ’70 (Visconti)

La Vie En Rose (Olivier Dahan)

Vozvrashchenie (A. Zvyagintsev)

Novecento (Bertolucci)

Leopar (Visconti)

Revolutionary Road

The Dresser (Peter Yates)

The Passion Of Christ

Stamboul Train (Graham Greene)

Un Chien Andalou (Salvador Dali- Luis Bunuel)

Rembrandt (Alexander Korda)

Nightwatching (Peter Greenaway)

Rembrandt’s J’Accuse (Peter Greenaway)

Le Mystere Picasso (Henri- Georges Clouzot)

Lust For Life (Vincente Minelli)

The Naked Maja (Henry Koster)

Goyas’s Ghosts (Milos Forman)

Klimt (Raoul Ruiz)

The Picture Of Dorian Grey (Oliver Parker)

Au Coeur Du Mensonge (Claude Chabol)

Şu uzun listeye baktığımda, sadece 2-3 film izlediğimi görüyorum. Belki içinizde daha fazlasını izleyenler olmuştur. Cündioğlu’nun kitabında, filmlerle ilgili yorumları okumanızı da tavsiye ederim.

Yapışkan, bunaltıcı ve buharlı yaz günlerine az kaldı. Belki de film izlemenin vakti gelmiştir. Belki böylece, yaz aylarını kendim için katlanılır kılabilirim. Kim bilir… 

YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.