KİTAP OKUMANIN FAİDELERİ

14 Nisan 2014

A+ A-

Sadece merak ettiğim için okuduğum bir yazı hakkındaki fikirlerim, kafamda o kadar dönüp durdu ki, bunların bir kısmını yazmak istedim. Okuduğum yazının başlığı, ‘Kitap Okumanın 16 Faydası’ydı ve yazı, ‘Sabitfikir’ tarafından hazırlanmış. Maddeleri tek tek okuduktan sonra, bu yazının kitap okumayı bir ‘boş zaman eylemi’ olarak görenler için olduğunu idrak etsem de yorumlamadan edemedim.

Herkesin hobileri arasında olmasına rağmen, yapılan araştırmalarda Türkiye’de kitap okuma oranının hakkı sayılır derecede düşük çıkması her zaman ilgimi çekmiştir. Zira ülkemizde her iki kişiden biri muhakkak boş zamanlarında kitap okumakta. Buna rağmen nasıl oluyor da oranlar bu kadar düşük çıkıyor, bu durumu kavramaktaki sıkıntımı, matematikteki yetersizliğime bağlıyorum. Bu yazıyı yazanların emeklerine sağlık, asla yermek değil amacım. Ancak ben, kitap okumayı bir hobi değil, iş edinmiş biri olarak, maddeleri teker teker incelemek istedim. Böylece hem kendimi biraz tanıtmış, hem de kitaplara olan bakış açım hakkında fikir sahibi olmanıza yardımcı olmuş olurum.

Öyleyse 16 maddeyi incelemeye başlayalım:

1. Hiçbir zaman canınız sıkılmaz.

Bir boş zaman eylemiyse şayet kitap okumak, evet canınız sıkılmaz. Çünkü elinizi her attığınızda bulabileceğiniz, çok satanlar listesinde gırla giden, son derece kolay okunan kitaplar mevcut. Bense, rutin hayatımda sıkılacak bir vakit bulamıyorum. Canımın sıkılacağı kadar zamanım olsaydı eğer, bunu kitap okuyarak harcamazdım. Çünkü okuduğum kitapların çoğu, eğlenmem için fazla hüzünlü, ağır ve sarsıcı.

 

2. İlk buluşmada karşısınızdakini değerlendirebileceğiniz harika bir test var elinizde.

Herkes kitap okumayı sevecek diye bir şey yok. Her kitap okuyan insanla kesin anlaşırsınız diye bir şey de yok. Evet bu, kitapseverler için önemli bir kıstas belki ama, eğer içgüdüleriniz karşınızdaki insanla mutlu olacağınızı ve anlaşacağınızı söylüyorsa ne yapalım, varsın kitap okumasın! Kişinin seveceği insanı bulması kolay değil, siz okursunuz, ona da özetini anlatırsınız en kötüsü, saygı göstersin yeter.

 

3. Diğer herkes muhtemelen sıkıcı, tek bir hayat yaşarken, siz yüzlerce değişik yaşamı tecrübe edebilir, yüzlerce insanın zihninde dolaşabilirsiniz.

Ben kitap okuyorum diye, diğer insanlardan çok daha eğlenceli bir hayatım olduğunu düşünmüyorum. Öte yandan Descartes der ki: ‘İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.’, buna sonuna kadar katılıyorum. Ama ‘her’ kitap değil ‘iyi’ kitaplar seçin kendinize.

 

4. Bir yandan spor yapıp, diğer yandan bir şeyler öğrenebilirsiniz.

Araştırmacılara göre insan, birkaç işi bir arada yapabilirmiş ancak, her birinin hakkını veremez, birinden birini ihmal etmek durumunda kalırmış. Ben kitap okurken değil spor yapmak, çay bile içemiyorum. Şayet becerebilenler varsa, onlara saygım sonsuz.

 

5. Henüz vizyona girmemiş filmler hakkında ahkam kesebilirsiniz.

Bir hava atma eylemi olarak; kitap okumak. Bana göre olmasa da yapanı kınamam. Yine de fikir verin ama ahkam kesmeyin. Ahkam kesmek genel itibariyle antipatik bir davranış. Ne kadar donanımlı olursanız olun, mutevaziliği elden bırakmayın derim.

 

6. Her durum için bir alıntınız vardır. Tıpkı şu an gibi: ‘Kitaplar her biri eşsiz, birer seyyar tılsımdır. (Stephen King)’

Hava atmak için her iki lafının birinde alıntı kullanlar var ki, bu son derece antipatik. Yerli yerinde, etkili alıntılar yapın ki sizi dinleyenler keyif alsın.

 

7. Benzer şekilde her durumu anlatacak doğru kelimeyi biliyorsunuzdur.

Eğer sürekli aynı yazarları yahut aynı tür kitapları okursanız kelime dağarcığınız belli bir yere kadar genişler. Ne kadar farklı yazar ve farklı tür kitap okursanız, kelime dağarcığınıza o derece katkısı olur diye düşünüyorum. Ve fakat, bazen öyle anlar olur ki, hissettiklerimizi anlatmaya hiçbir kelime yetmez.

 

8. Tebrikler, size hediye almak çok kolay.

İtiraf etmeliyim ki, şimdiye kadar ancak iki-üç arkadaşım bana kitap hediye etmiştir. Etseler de ben pek istemem. Beğenmem diye tedirgin oluyorum. Kütüphanemde yerini almışsa, okumadan edemiyorum. Kitap hediye etmek de çok zordur benim için çünkü benim sevdiğim kitapları çoğu kişi sıkıcı buluyor. Yani bu madde hiç bana göre değil.

 

9. Kitaplarda karşılaştığınız karakterler size öyle farklı perspektifler sunar ki bunlar aslında birer terapidir.

Terapi midir bilmiyorum ama, farklı bakış açıları kazandırdığı kesin.

 

10. İnternetiniz mi kesik? Kimin umrunda!

Eğer yazılarımı yetiştirmeyeceksem, benim de umrumda değil.

 

11. İyi okurlar, iyi yazarlar.

Hmmm… Bence bu madde apayrı bir yazının konusu.

 

12. Elinizdeki zenginlikle, sayısız sohbet açabilirsiniz.

Bu durum da, sohbet ettiğiniz kişilere göre değişir. Farklı ilgi alanlarına sahip olan insanlar için, sıkıcı olmaktan öteye geçemezsiniz ve payınıza susmak düşer.

 

13. Evinizi süslemenize gerek yoktur. Kitap koleksiyonunuz bu işin icabına bakar.

Bu maddeye çok güldüm! Tamam, kitapları bu amaçla kullanan insanlar olabilir de, diğer taraftan çoğu kitapsever evdeki kitap fazlalığı yüzünden eşi, ebevenyleri yahut ev arkadaşlarıyla bitmeyen bir mücadele halinde. Yine de, süs için bile olsa, bir insanın kitaplığının olması iyidir. Belki bir gün, içlerinden birini okur…

 

14. O kadar çok kitap okudunuz ki artık hayatınıza nasıl heyecan ve dram katacağınızı biliyorsunuz.

Belki hayatında yeterince dram ya da heyecan olmayanlar için gerekli olabilir, bilemeyeceğim. Bu amaç doğrultusunda, kitap okumak yerine film izlenmesini tavsiye ederim. Kitap okumak en az 2 gün sürerken, bir film en fazla 3-4 saat sürer, böylece daha hızlı netice alırsınız.

 

15. Son araştırmalardan birine göre, okumak beyin hücreleriniz arasındaki bağlantıyı güçlendirir.

Araştırmalar diyorsa doğrudur. Ama bu maddenin de, okunan kitabın kalitesiyle doğru orantılı olduğunu düşünüyorum.

 

16. Dünyanın her noktasına, hatta geçmişe ya da geleceğe yolculuk yapabilirsiniz.

Benim tek sevdiğim madde bu oldu! Kibirden uzak, kişinin sadece kendisini bağlayan, hiçbir kaygı ve endişe barındırmayan, kişide yeni ufuklar açan, bence çok isabetli bir madde olmuş. Kesinlikle katılıyorum!

 

Yazımı okuyanlar beni biraz müşkülpesent bulmuş olabilirler. Halbuki alakası yok. Benim okuma zevkim, seneler geçtikçe o kadar farklılaştı, o kadar iyi kitaplar okudum ki, yukarıda yazan maddeler bana biraz yüzeysel ve biraz da abartılı geldi.

Hem fikir olduğum maddelerin dışında, okumak bana ne kattı diye sorsam kendime, yazacak çok şey bulamam ve öyle güzel cümleler kuramam. Ne kadar düşünsem de üç şeyden fazlası gelmiyor aklıma; kafamda dönüp duran düşünceler, biraz yalnızlık ve bir çift gözlükten başka… 

YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.