NİÇİN YAZIYORUM?

01 Nisan 2015

A+ A-

Şimdiye kadar yüzlerce kitap hakkında yüzlerce yazı yazmışım. Sayıyı tam olarak bilmiyorum. 130 küsur civarı olsa gerek ya da daha fazla… Son zamanlarda ise, kendimi tekrar etmekten tedirgin bir şekilde yazıyorum. Bilinçli, bir şeylerin bıkmadan usanmadan altını çizmek için yapılan tekrardan değil, farketmeden yapılan, sıradan ve sıkıcı tekrarlardan bahsediyorum. İsteyeceğim en soy şey, böylesine sevdiğim kitaplar hakkında kısır bir tekrara girerek, kendimden sıkılmaktır. Görüyorsunuz ki bunun, siz saygı değer okuyucularla alakası yok. Dürüstçe söylemeliyim ki, bu yazıları yazarken maddi bir kaygım olmadığı gibi, artık manevi bir kaygı da taşımıyorum. Okumayı sevdirmenin de, dünyadaki diğer şeyler gibi oldurtulamayacağını düşünüyorum. Bana göre sevgi, neye ve kime karşı olduğu farketmez, kendiliğinden gelir. Seversin ya da sevmezsin ve ne var ki, ikisinin de sonsuza dek süreceğinin garantisi yoktur.

Bu kadar çok okuyunca, okudukları bir süre sonra insanın kafasında ve ruhunda ağırlık yapmaya başlıyor. Takip ediyorsanız şayet bilirsiniz ki kafa dağıtmak için değil, düşünmek için okumaya çalışıyorum. Kitaplardaki karakterlerle olan tecrübem, insanlarla olan tecrübelerimden kat be kat daha fazla. Hayattaki yorumlarımı kitaplardan öğrendiklerimden yola çıkarak yapıyor, altını çizdiğim her cümleyi düşünüyor ve gözlemlemek için hayatın akışına bırakıyorum. Kitaplar hakkında yazarken, bir vesileyle, düşüncelerimi paylaşarak rahatlıyorum. Öte yandan, okuduklarım buharlaşmıyor, araştırıp yazdığım için, her kitap zihnimde canlılığını koruyor. O yüzden karakterleri, olayları ve hatta bazı cümleleri çok net hatırlayabiliyorum. Her tür kitap okumaya çalıştığım için, bir konu hakkında birkaç farklı görüşü aynı anda düşünebiliyor, ayrıldıkları ve birleştikleri noktaları çıkartabiliyorum. Ve genelde bunlar günlük hayatımda hiçbir işe yaramıyor. Belki de düşüncelerimi, insanlarla işe yarayıp yaramadığını anlayacak kadar paylaşamıyor da olabilirim. Bu yüzden de yazıyorum. Türkiye’nin ve, hiç aklıma gelmezdi ama, dünyanın çeşitli yerlerinden yazılarımı okuyan insanların olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Böylece kitaplar hakkında yazmakla birlikte, duygu, düşünce ve fikirlerimi de paylaşmış oluyorum. Bunu kendimce şöyle yorumlamaktayım; benim zaten bir şeyler yazacağım vardı, bir şekilde bunu yapacaktım. Yazılarımı okuyan insanlar da benim bu keyfime, kendi irade ve istekleriyle iştirak etmekteler.

İnsanların binbir türlü kaygıyla çalıştığı ve geleceği için planlar yaptığı bir ülkede, hiçbir kaygı gütmeden sadece keyif aldığım bir şeyle uğraşmanın büyük bir şans olduğunun farkındayım. Bu yüzden hiçbir yazarı yahut kitabı pohpohlamak yahut özellikle yermek gibi bir ihtiyaç duymuyorum. Hiçbir topluluğa ya da zümreye hitap etmek, sempatisini kazanmak gibi bir amacım da yok. Dikkat ettiğim şey beğenilmek değil, emeğe saygı gösterilmesi. İnsanların neye rağbet ettiği değil, benim içime neyin sindiği önemli olan. Özellikle yazarken, iki ölçütüm var, aklım ve vicdanım. Uzun zaman önce, çok reklamı yapılan bir kitabı okuma gafletinde bulunmuş, yazarını rahatsız etmemek için kitap hakkında hiçbir yazı yazmamıştım. Halbuki herkes tarafından oldukça beğeni toplayan bir kitaptı sözüm ona. Bu tecrübeyle birlikte, kitap konusunda da insanlarla olan fikirlerimin taban tabana zıt olduğunu anlamış oldum. Hayatta her şey bir tecrübe…

Son yazdığım cümleleri tekrar okuduğumda, kitaptan anlamayan ben miyim yoksa onlar mı karar veremiyorum. Zaman zaman bunun üstüne düşünmüyor da değilim. Bu yüzden insanlarla kitap sohbetlerine girmekten kaçınıyorum. Kitap severler dünyasının üvey çocuğu gibi hissediyorum kendimi. Aslında bütün bunların pek önemi yok, eğer kişi gittiği yoldan eminse.

Yol demişken… Bu yazının başlığı esasen Alper Canıgüz- Oğullar ve Rencide Ruhlar’dı ancak ne oldu da konu buralara geldi anlayabilmiş değilim. Bunlar hep bilinç dışının, hep serbest çağrışımın, hep bilinç akışının oyunları işte. Hayatta yaşanan tecrüblerin sonu da çoğunlukla, neye niyet neye kısmet kıvamında değil mi zaten?

YORUMLAR
Yorum Yaz
* Üyelik gerektirir. Üye olmak için tıklayınız.